Puan vermedi·326 syf.··
2026 14. kitabı
Ben sana hiç küsmemiştim /Sana baharlar biriktirmiştim/ Telefonum, camın pervazında ,yaşamak ile ölmenin kıyısında/ Kulağım sesinde telefonun ,bir damlanın düşmesini bekler gibi bekledim/ Yada kizkardesimin "onu bugün gördüm bir umut ışığı var" demesini/ Sokakta yada bir gülün dalında karşılaştığımızda gülümsemeni bekledim/ Sonra sen " HER ŞEY İÇİN ÇOK GEÇ" dediğin gün, küstüm, sadece sana değil/ 'Yaşama'....
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Oda Yayınları · 201216,9bin okunma
10/10
·724 syf.··
2026 44. kitabı
·
156 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 15:32
Tutunamayanlar’ı ikinci kez bitirdim. İlk okuyuşumun üzerinden yıllar geçti. O zamanlar yirmili yaşlarımın başındaydım. Şimdi ise otuz yaşıma yaklaşırken tekrar okudum. Ve dürüst olmak gerekirse aynı kitabı okumadım. Çünkü kitabın kendisi aynı kalsa da onu okuyan kişi aynı değildi. İlk okuduğumda zorlanmıştım. Karmaşık gelmişti. Uzun cümleler, bitmek bilmeyen düşünceler, kimin konuştuğu belli olmayan bölümler… Daha çok kitabın yapısıyla uğraşmıştım. Bu kez yapıya değil insanlara takıldım. Daha doğrusu Selim’e. Selim Işık hakkında ne hissettiğimi hâlâ tam olarak açıklayamıyorum. Çünkü bir noktada onu anladım, bir noktada ona kızdım. Bazen ona sarılmak istedim, bazen de omuzlarından tutup sarsmak. Ağzının üstüne bir tane çarpıp ne yapıyorsun sen diye bağırmak. Bazı bölümlerde onun acısını hissettim, bazı bölümlerde kendine ve çevresindekilere yaptığı haksızlıklara öfkelendim. Kabul ediyorum birazcık toksik bir karakter selim. Ama onu bu kadar gerçek yapan şey de bu bence. Çünkü Selim sadece anlaşılmamış bir insan değil. Aynı zamanda anlaşılmayı zorlaştıran biri. Sadece toplumun dışına itilmiş biri değil; bazen kendi kendini de dışarıda bırakan biri. İnsanları eleştiriyor ama kendisine de hiç merhamet göstermiyor. Kendine karşı öylesine acımasız ki bir süre sonra insan onun bu haline üzülmekle kızmak arasında gidip geliyor. Üzülsem mi kızsam mı şaşırdım. Kitap boyunca birçok kez Haklısın Selim dedim.Bir o kadar da Ama bunu kendine sen yapıyorsun. Hakediyorsun dedim. Belki de bu yüzden sadece Selim’i sevdim demek doğru olmaz. Onu sevmek bir yana daha çok hissettim. Sanki gerçek hayatımda var olan bir tanıdığım bir arkadaşım gibiydi. O yüzden Selim’i kaybetmenin hüznü bu kadar ağır çöktü üstüme.. Romanın merkezinde Selim var gibi görünse de aslında benim için kitabın asıl
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Reklam
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:08
Buradan başlamak gerekiyormuş arkadaşlar benim gibi manyaklık yapıp 1940’larda çıkan ilk sayıları okumaya çalışmayın, güncele gelmeniz imkansız! :d Ben şahsen Batman'i film veya çizgi filmlerinden ziyade oyunlarıyla sevmiş biriyim. Oyunları oynarken karşılaştığım Riddler bulmacalarında veya yan görevlerde "Keşke çizgi romanlardaki arka planı tam bilseydim de bu göndermeleri anlasaydım" diye düşünürdüm. Oyunlardaki o derinliği ve karakter dünyasını o kadar sevdim ki artık hepsinin kökenine inme vaktimin geldiğine karar verdim. Batman: İlk Yıl tam da bu arayış için biçilmiş kaftan. Bruce Wayne'in kostümü ilk giyişini, her oyunda gördüğümüz Komiser James Gordon'ın Gotham'daki ilk günlerini ve Batman'le ilk karşılaşmalarını burada görüyoruz. Catwoman da ufaktan görünüyor. Çizgi romanın erken dönemindeki o çocuksu tarzdan sonra buradaki görsel dil ilaç gibi geldi. Eğer Max Payne serisine de aşinaysanız, buradaki atmosferi hemen tanıyacaksınız. Tam olarak o karanlık, noir anlatım tarzını benimsemişler. Hikaye, Batman ve Gordon arasında gidip gelerek karakterlerin iç seslerini de okuyucuya doğrudan vererek ilerliyor. Bu da karakterlerle kurduğunuz bağı güçlendiriyor. Oyunları oynayan herkese tavsiye ederim hiç düşünmeden alın.
Batman - İlk YılFrank Miller · JBC Yayıncılık · 2019468 okunma
Dadanık Halay Ekibi
10/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
ÇILGIN fikirleri, sıra dışı karakterleri ve KAHKAHA dolu maceralarıyla dikkat çeken kitapta, kahramanımız DADANIK yine birbirinden komik olayların tam ortasında! Saçlarının içinde yok yok: tenis raketi, muzlu süt, bisiklet kornası, çorap, mendil, kalem kutusu, hatta saç salyangozu… Dadanık bütün bunları saçlarına nasıl sığdırabiliyor, kimse anlayamıyor! Dadanık ve arkadaşları Su Yutmaz, Sararık, Sakincan, Öykü ve Melodi; okullarına gelen yazar Anıl Basılı’nın eğlenceli dünyasında birbirinden İLGİNÇ maceralara atılıyor. Yazar Cenap Kalemtutmaz’a zor sorular hazırlarken, proje ödevi için Ayşe Teyze’nin kaybolan takma dişinin peşine düşüyorlar. Üstelik Dadanık’ın yemek yemeyi çok seven babası Homini Gırtlak ve UZAYLI kostümü de bu maceraya eşlik ediyor! Eminönü ve Kapalıçarşı sokaklarında uzaylı kıyafetiyle dolaşan Dadanık, kendine özgü “uzaylı saç modeli” ile herkesi şaşırtıyor. Fakat işler bununla da bitmiyor. Sihirbaz olmaya karar verdiğinde eşyaları kaybetmenin kolay, bulmanın ise zor olduğunu öğreniyor. Sınıfta herkes bilmece sorarken onun “BİLMEMECE” sorması ise kahkahaları artırıyor: “Al bu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür…” KERMES hazırlıkları sırasında ortaya çıkan çılgın fikirler, komik tartışmalar ve yaratıcı isim önerileri hikâyeye ayrı bir renk katıyor. Mizah dolu anlatımıyla çocuklara EMPATİYİ, ARKADAŞLIĞI, DAYANIŞMAYI, PAYLAŞMAYI ve birlikte üretmenin önemini eğlenceli bir dille anlatan bu keyifli eser için Anıl Basılı’ya teşekkür ederiz.
DadanıkAnıl Basılı · Doğan Çocuk Yayınları · 202556 okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2026 28. kitabı
İnanç aydınlığı ve inkar karanlığı arasında yüzyıllardır süren savaşı tüm detaylarıyla ele alan bir kitap. İnanmanın insana sağladığı huzurdan ve inkarin insana verdiği huzursuzluktan bahsediyor. Bölüm bölüm ilerleyen kitap insana okuma kolaylığı sağlıyor. Bilgi verirken sıkmadan,uzatmadan ayetlerle beraber açıklayarak ilerliyor. Okuması rahat ve anlaması kolay bir kitap. İnanan insanların sahip olması gereken tüm iyi özelliklerden bahsediyor. İnkar edenlerin ise nasıl bahaneler arkasına saklandıklarıni tüm gerçekliği ile gözler önüne seriyor. Sonunda ise kimsenin kacamayacagi ahiret gününden bahsederek kitabı sonlandiriyor. Benim dış kapak, tasarım ,yazı puntosu ve sayfa sayısı olarak beğendiğim bir kitap oldu. Tavsiye ederim. Alıntılar : Çünkü insan inandığı gibi yaşamadığında yaşadığı gibi inanmaya başlıyor. Sınanmayan hiçbir insan yoktur. Kimi zaman varlıkla kimi zaman darlıkla, kimi zaman şerle kimi zaman hayırla. Eğer Rabbinizin sürekli sizi görüp gözettiğini biliyor ve hissediyorsanız O'nun emirlerini uygulamak size zor gelmez. Ne kadar zorluk olursa olsun buna katlanırsınız. Ama hiç kimseden ümit kesilmez... Hiç kimsenin de garantisi yok.. Niceleri yolculuğa geç başlar ama pişmanlık ve samimiyetiyle öyle yol alır ki yıllardır yolda olanları geçebilir. Sen bir imtihandasın. Bu imtihanda hayırla sınandığın gibi şerle de sınanıyorsun. Sevdiğin şeyler başına geldiği gibi sevmediğin şeylerle de karşılaşıyorsun. Senin ilk ataların Adem ile Havva'nın şu yeryüzüne ayak bastığı zamandan bu zamana kadar geçmişi hızlıca bir düşün. Sıkıntı, zorluk çekmeyen tek bir insan var mı? Peygamberlere bir bak. En büyük sıkıntıları onlar çekmedi mi? Senin bir ayrıcalığın mı var ki sıkıntısız bir hayat beklentisi içerisindesin ? Ey insan, yol yakınken, can kuşu tende iken gel
İnsanın HikâyesiSoner Duman · Timaş Yayınları · 2025125 okunma
Puan vermedi·316 syf.··
2026 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 17:30
Merhaba İlk kez Sally Thorne'nin bir kitabını okuyorum, dolayısıyla kitapları arasında kıyasta bulunamam, anlatımını aşırı sevdiğimi söyleyemem. Bu durum, kurguyu ele alış şeklinden dolayı olabilir. Ancak, Kurguladığı karakterleri sevdim. Hele ki Teddy :) Duygularını gizlemeden yaşayan erkek karakter >... Teddy, hiçbir yere ait olamamış bir dövme sanatçısı. Ruthie'nin yanında, onun kanepesinde kendine bir yer buluyor. Ona karşı "Ben buradayım" diyor, ancak rahatsızlık vermiyor. İlgi gösteriyor, gördüğü ilgiyi de hak etmek istiyor... gibi gibi. Birçok güzel yanı var. Hele ki bazı cümleleri Ruthie... Ailesinde yalnız bırakılmış, yaşını yaşayamamış, güvenli sandığı alanında kalakalmış biri. Aşk istiyor ve Sasaki Metodu ile adımlar atmaya karar veriyor; kendisinin benzin istasyonunda yaşlı kostümü giydiğini sanan Teddy'e kadar. Onun gelişi, kriterlerini düzenlediği gibi, gözünün açılmasına da vesile oluyor. İkidir kendini bulan kadınları okuyorum :) Kitabı sevdim ancak keşke dediğim noktalar da fazlasıyla var; Biraz hareketlilik isterdim ki kastettiğim aksiyon değil. Geçmişteki sırrın sonucu ve sorumlusunun mevzusu çok hızlı geçti. Teddy ile kardeşleri de keza aynı şekilde, kitap boyunca soruna değinildi ve tak diye halloldu. Özgürleşmiş, aşkına kavuşmuş Ruthie ile Teddy'i daha çok okumak da isterdim elbette... vs. Yormayan, gülümseten bir kitap okumak isterseniz bu kitabı tercih edebilirsiniz. . +16
1000Kitap
İkinci İlk İzlenimlerSally Thorne · Bilgesu Yaprak · 2021598 okunma
Reklam
Reklam