“İnsanların davranışlarına öfkelenmek, yolunuza yuvarlandığı için bir taşa kızmak kadar saçmadır. Çoğu insan açısından yapabileceğiniz en akılcı davranış, değiştiremeyeceklerinizden yararlanmaya karar vermektir.”
-Arthur Schopenhauer
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Tanrım, değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmem için bana dinginlik,
Yapabileceğim şeyleri değiştirmem için cesaret,
Ve bunların farkını kavramam için bana bilgelik bahşet.”
Aşka dayalı evlilikler, bireyin değil türün çıkarları uğruna gerçekleşir. Gerçi taraflar kendi mutluluklarını artırdıklarını sanırlar; oysa gerçek amaçları, kendilerine yabancı bir amaçtır; bu amaç, sadece onların dünyaya getirmesi mümkün olan bir bireyi meydana getirmektir.
Bir prensin hayvanlara özgü özellikleri kullanabilme gereksinimi olduğuna göre, prens hayvanlardan tilki ile aslanı örnek almalıdır; çünkü aslan tuzaklar karşısında savunmasızdır, tilki de kurtlar karşısında. Öyleyse tuzakların farkına varmak için tilki gibi, kurtları korkutmak için de aslan gibi olmak gereklidir.
Mücadele etmenin iki yolu olduğu bilinir: Biri yasalar yoluyla, diğeri de zor kullanarak. Birinci yol insana özgüdür, ikincisi hayvanlara; ama ilk yol genelde yetersiz kaldığı için genelde ikincisine de başvurmak gerekir.