"Ben başkan olsam kitaplıklara önem veririm. Bir toplumun en büyük yerleşimden küçük yerleşimine kadar her yerinde kitaplıklar varsa, halk kitap okuyorsa o toplum her işine yetip artacak parayı bulabilir. Akıl uyanmayınca kafa çalışır mı? Kafa çalışmayınca para kazanılır mı? Aklı uyandıracak olan da kitap, kitaplık. Ben böyle düşünüyorum."
"Peki, peki!" Dedi Dimitrios. Şişeyi geri alıp keseyi verdi. Anastasia Teyze toprağı küçük bir saksıya aktardı. Güzel bir saksıydı bu; mavilerin üstüne beyaz çiçekler işlenmişti. Toprağı içine doldurup yeşil kuşkonmaz fidesi dikti. Saksıyı evin güneşli yanına değil, gölge yanındaki duvara yaptırdığı özel yere koydu. Sık sık bakıyor, gerektikçe su veriyor, okşuyor. " Yurdumun yaşam boyu özlemini çektiğim toprağın da serpiyorsun, Benden daha şanslısın; ne mutlu sana!"