Eşekli Kütüphaneci
8/10
·147 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:33
Güzel bir kitap güzel bir anlatım. Çok masum gösterilen karakterler ve hep olumlu gösterilen çabalar eylemler... İnsanımızın misafirpeeverliği tartışılmaz. Tabiiki de hemen gaza gelip ayaklanması da... Bu yunan kesimi içinde geçerli... Nedenler mi hep aynı siyasetçiler ve dini temsilciler... Tek eleştirim hiç bir şey bu kadar masum değildir ve hiç bir kitapta... Kitaplar istenildiğinde silah ta olabilir ilaçta... Kalemi kullananın kelimeleri ustalıkla işlemesi en büyük hakareti bile masum gösterir. O nedenle her kitabın denetlenmesinden yanayım. Tabii denetleyenlerinde ne kadar tarafsız olacağı her zaman soru işareridir. Okumak cehaleti öldürür...
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
Okuduğum kitaplar, izlediğim filmler, çocukken kurduğum hayal dünyam hepsi kafamın içinde yaşayan farklı evrenlerdi benim için. Bu dünyaya ait olmayan yaratıkların, hislerin, senaryoların olduğu bir evren var pek mümkün ve paralelleri de... Şimdi düşünüyorum da şuanda yaşadığımız hayatta çoğu zaman otomatik pilot moduna geçiyoruz gözlerimiz hep dışarıda, anda değiliz. Aslında şuanda burada olduğumuz çok az an var. İşte gece yarısı kütüphanesinin olasılıklarını inşaa ettiğimiz, kodlarını yazdığımız yer burası, şimdi. Ben şuan ne yapıyorum, ne istiyorum, nereye gidiyorum, bundan memnun muyum ? Bu soruları sormayı unutuyoruz kendimize. Hayatı biz yaşamıyoruz,kendi hayatımızda çoğu zaman seyirciyiz. Kitaptaki karakter Nora, sürekli olumsuz düşünen,depresyonda (kitap boyunca görüyoruz ki bu ciddi bir sorun Nora'nın hayatında ve ben yazarın hayatından bu konuda izler taşıdığını düşünüyorum. Depresyon dışarıdan görüldüğü gibi bir şey değil bu konuda bir yorumum yok) ve kurban bilincinden çıkamamış-bir şey olsun biri bir şey yapsın da beni buradan çıkarsın diyen, kendi hayatını elleri arasına alamamış biri benim gözümde- ki kütüphaneci de bayağı sabırlı bir bayanmış Nora karakteri beni çok sıktı açıkçası. Ana fikirden sonrasını okumadım.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·147 syf.··
2026 254. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 21:12
Kitap güzel başlamıştı samimi diliyle anadoluda bir köyde gezintiye çıkmış gibi hissetmiştim ama birkaç yerde hayal kırıklığı yaşadım. Kitaplık açılışına duanın zararı yoktur derken faydası yoktur ama zararı da olmaz gibisinden bir kinaye hissetmiştim ama tam emin olamamıştım ki köyün imamına ''Allah kazancı mübah saymıştır. Üzümden şarap yapmakla kazancımızı sağlıyoruz. Allah bunu yukarda görüp durur biz işimize bakalım. Bakınız sapla samanı karıştırmayınız Allah Kuranda şarabın sarhoş olup gönül kıracak derecede içilmesini yasaklamıştır. Sağlık için her gün bir bardak şarap içmek faydalıdır.'' şeklinde nasihat verdirince yazar emin oldum. Dini konuya hiç girmeyebilir yazar ama fetva verecek derecede özellikle gençleri ve dini bilinci olmayanları etkileyebilecek dini safsataları kitapta sunmak yakışmaz diye düşünüyorum. Kitabın ana fikri herkes okusun çok doğru ama okuduğu şeyleri de iyi seçmek şartıyla.
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
7/10
·280 syf.··
2026 38. kitabı
Eşekli kütüphaneci okuyup beğendiğim için yazarın bu çok sevilen kitabına da heyecanla başladım. Ama diğer eserde verdiği duygu hissiyatı bu kitabında malesef bulamadım. Üstelik köyde yaşayan insanların konuşma dili kullanıldığı için okurken fazlasıyla yorucu oldu benim için. Güldüğüm , gerçekçi bulduğum yerler de vardı ama genel anlamda çok tavsiye edebileceğim bir kitap değil
Yılanların ÖcüFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20217,3bin okunma
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 15:53
# SPOİLER# Tam da boşluğa, karamsarlığa düşmüşken karşıma çıktı ve beni güzel bir hayatın, sonsuz olasılıkların, beklediğine inandırdı. Baş karakterimiz Nora, hayatı umutsuzluklarla dolu, potansiyelini gerçekleştirememiş birçok pişmanlığının üstüne tutunacak son dallarını da , kedisinin ölmesi, piyano dersi verdiği tek öğrencisinin dersi bırakması, kaybetmesi üzerine intihar etmeye karar verir. Çünkü yaşamak için sebebi kalmamıştır. Babasının istediği gibi yüzme konusunda yeteneğini geliştirmez, abisinin istediği müzik grubu hayalini devam ettirmemiş, sevgilisiyle evlenip pub açma hayalini de yarım bırakmıştır. "Herkesi yarıyolda bırakmış, hiçbir şeyi becerememiş biri ölmekten başka ne yapabilir? Başka olasılık var mı?" İşte Nora bu düşünceyle intihar ettikten sonra kendini bir kütüphanede bulur, Gece Yarısı Kütüphanesi. Kütüphaneci ise çocukken babası öldüğünde onu teselli eden Bayan Elm. Bayan Elm onu sonsuz hayat seçenekleri hakkında bilgilendirir. Yaptığımız her seçim bizi bambaşka hayata sürükler ve hepimizin bambaşka hayatları olabilirdi. Ve işte Nora bu hayatları seçebileceği bir eşiktedir artık. İstemeyerek de olsa tek tek dener bu seçenekleri. Ondan beklenen hayatları yaşamakla başlar. Babasının desteklediği yüzme kariyeri, abisini yüz üstü bırakmadığı müzik kariyeri ya da sevgilisini terk etmediği hayat... Hepsi başkalarının hayalidir ve istediği gibi mutlu hissetmez. Böyle sonsuz hayat seçeneği vardır ve birçoğunu dener. Buzul bilimcisi olup buzullarda kutup ayısıyla karşılaştığı hayattan tutun Şili'de depreme yakalandığı hayata kadar ve hatta onun gibi paralel hayatlar arasında gezen Hugo'yla karşılaştığı bir hayatı da dener. Ama hep içinde bir boşluk hissi, tam mutlu olamama durumu vardır ve sonsuz seçenekleri denedikçe artık kendini bir yere ait
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
9/10
·147 syf.··
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
Her ne kadar çocukluğumda ve ilk gençlik yıllarımda kitaplarından uyarlanan filmlerine aşina olsam da, Fakir Baykurt ile gerçek anlamda tanışma kitabım, Eşekli Kütüphaneci oldu. Kitap, Ürgüp’ün küçük bir köyünde okumanın önemini kavramış idealist bir kütüphaneci olan Mustafa Güzelgöz’ün hikâyesini anlatıyor. Çabayla nelerin başarılabileceğini didaktikleşmeden ve okuyucuyu sıkmadan aktarmayı başarıyor. Mustafa Güzelgöz’ün gerçek bir halk kahramanı olması ise insanın içini umutla dolduruyor. O yalnızca yurttaşlarına kitap ulaştıran ve okuma sevgisi aşılamaya çalışan biri değil; kadınlara dikiş makineleri ve tezgâhlar getirerek onların evden dışarıya ilk adımlarını atmalarını sağlayan, köylülere şarap üretimi ve kooperatifçilik konusunda yeni kapılar açan bir öncü aynı zamanda. Bunun yanında, Türk–Yunan ilişkilerinde doğru yaklaşımlarla nelerin başarılabileceğine dair de güzel bir örnek sunuyor. “Benim çabamla ne değişir ki?” diyenlere ders olarak okutulması gereken bir azim hikâyesi bu. Elbette hikâyenin bir noktasında cehaleti arkasına alıp bu güzel insanın önünü kesmeye çalışanlar da çıkıyor. Ancak altın her zaman altındır. Fakir Baykurt’un kendi ülkesi ve halkı adına yaptıklarını da okuyunca, bu karakteri kendisinden daha iyi anlatabilecek başka bir yazarın olamayacağını düşündüm. İyi ki okudum. Bugün hâlâ umudu, gayreti ve bireysel çabanın gücünü hatırlamak isteyen herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma