Zeyno Karı:
"Ne durmuş öyle yavrum? Bana bak!İyice bak! İşte sizin marifetiniz bu. Ne güzel marifet köyün içine de çeltik ekilir miymiş! Her şeyi gördüysek de bunu görmediydik. Köyün içine de ruhsatiye verilir mi? Bu da senin icadın yavrum. Ha ekilir mi? Bak, bak da taş yüreğiniz yumuşasın azıcık. Sen diyormuşsun ki, çeltik diyormuşsun vatandır diyormuşsun . Adana'da öyle demişsin. Hiç Allah'tan korkmamışsın. Gördün ya halimizi biz de vatanız. Bak, bak.. Bakmazsan halimize, binip trene Ankara'ya böylecene Başkumandana gideceğiz. Bak şu çoluk çocuğun haline. İnsan olanın buna yüreği dayanır mı? İyi bak! Sen Okçuoğlunun adamıymışsın.Bende alır bunları doğru Başkumandana götürürüm. Bindirir trene götürürüm. Al derim köylünü. İşte böyle suya, çamura boğdular. Al derim al!"