Sana kala kala iki öğüdüm kaldı: ululanma....düşmanını hor görme.
Buralardan çok uzaklarda bir mezar gördüm. Taşında şunlar yazılıydı:
"Ey Alp Arslan'ın şanını göğe yükselmiş bilenler; gelin ve onun toprağına bakın."
Alp Arslan'ı bil, Osmancık. Tanrı'dam başka ulu varsa ve olursa ve olacaksa, ulular ulusuydu o. Ülkeler almıştı. Ve bir avuç toprağa verilmeden önce, son nefesini vermeden önce,bir gaflet anında, o bağışlanmaz yarayı aldıktan sonra şöyle demişti:
" Bu ölümü, böyle ölümü hak ettim. Gençliğimde bir bilgin bana; alçak gönüllü ol, kuvvetine güvenme, düşmanlarını hor görme demişti. Bu öğüdü unuttum; kibrim yüzünden cezalandırılıyorum. Daha dün; dünya atımın ayakları altında titriyor sanırdım ve kendi kendime: sen dünyanın efendisi ve yenilmez savaşçısın, diyordum. Şimdi ise gafletim yüzünden, cılız bir düşmanın darbesiyle ölüyorum. Bu ordular ve bu şeref, bu şan, bu taht artık benim değil; hiçbir şey benim değil.