-Neyiniz var, nasıl hüküm veriyorsunuz?
Yoksa size ait bir kitap var da onda mı okuyorsunuz?
O kitapta "Beğendiğiniz her şey sizindir" diye mi yazılı?
Yoksa, " Ne hükmedersiniz mutlaka sizindir" diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var?
Ah Nastyenka! Yalnız kalmak, tamamen tek başına kalmak ve hayıflanacak bir şey bile bulamamak ne kadar boğucu... hiçbir şeye benzemez, hiçbir şeye... Çünkü elinden kayıp gidenler, bütün o yitirdiklerin aslında bir hiçlikten ibaret, saçma, yusyuvarlak bir sıfır, yanlızca ve yalnızca kafandaki hayaller!
- Dinleyin, dinleyin! -diye sözünü kestim. - Eğer söylediklerim öyle anlaşılacaksa affedin... Ama şöyle bir şey var: Yarın buraya gelmeden duramam. Ben bir hayalperestim; gerçek yaşamla bağım o denli az ki, bunun gibi, şimdiki gibi çok nadide saydığım anları düşlerimde yine yaşamadan edemem. Bütün akşam sizi düşleyeceğim, bütün hafta, bütün yıl. Yarın kesinlikle buraya geleceğim ve yaşadıklarımızı anımsayarak mutlu olacağım.
Yürüyor şarkı söylüyordum, çünkü mutlu olduğumda ben de, bir dostu yada iyi bir tanıdığı olmayan, o neşeli anında neşesini paylaşacak kimsesi bulunmayan her mutlu insan gibi kendi kendime bir şeyler mirildanirim.