hayatın anlamsızlığı, inanç arayışı, ölüm korkusu ve ölümü kabullenemeyişi sorgulayan, güzel bir kitap. tolstoy'un delirmemek için inanmayı seçtiği çok belli, kalpten şüphesiz inandığını düşünmüyorum. keşke ben de inanıp rahat bir nefes alabilsem ama gerçek tüm çıplaklığıyla önümde duruyor.
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma
tanrı'ya dua etmeye başladım. dua ettikçe beni duymadığına daha çok emin oldum, sığınacağım kimse yoktu. kalbim bir yaratıcının olmadığı gerçeğiyle çaresizlikle doldu, "tanrım! bana acı! beni kurtar! tanrım! bana yolu göster!" diye ağladım. fakat kimsenin bana acıdığı yoktu, hayatımın bir sona geldiğini hissediyordum.
bana kalırsa inanç hala her zamanki gibi mantıksızdı, fakat tek başına insanlık için yaşama dair bir cevap oluşturarak yaşamı ve yaşamayı mümkün kıldığını da göz ardı edemezdim.
inanç kabul edemeyeceğim tek şeydi. bu kutsal üçlemeye, altı günde yaratılışa, iblislere ve meleklere, zekamı bir kenara bırakmadan kabul edemeyeceğim bir sürü şeye inanmayı gerektiriyordu.