Bu kitabı okumak için çok iyi salak numarası yapmanız lazım.Romandaki az sayıda insanın yirmi yıl içinde tekrar( tesadüf eseri) karşılaşacağına inanmanız ve bazılarının tüm kötülüklerine rağmen yeri geldiğinde gerçeği hemen itiraf edeceğine ikna olmanız gerekiyor.Durun! Bu da yetmez. Aynı zamanda iyilerin başlarına gelen tüm felaketlere rağmen bir türlü ölmemelerine ; kötülerinse birazdan öleceğim dedikten yarım saat sonra öldüklerine de kaniyseniz tamamdır. Bu kitap tam size göre! İyi seyirler.
Ekmekçi KadınXavier de Montepin · Dorlion Yayınevi · 2022383 okunma
"İnsan en az üç kişidir" cümlesiyle başlıyor Kapanış Konuşması ve "mutsuz insanları kandırmak,herkes bilir bunu,çok ayıptır..." diyerek bitiriyor yazar bu bölümü.Dönüp bi daha , bi daha okudum.
Afili filintalar blogunda yer alan yazılarından oluşturmuş bu kitabını.Okudukça yazarın acılarına şahit oluyorsunuz.1999 depremi, babasının vefatı, öğrencilik yılları şekillendirmiş yazarın kalemini.(Yanlış birşey yazdıysam affetsin beni).
Diğer kitapları gibi bu kitabını da ben çok beğendim.Amerikan edebiyatının bence en büyük yazarına benzettiğim Emrah Serbes'i ilgiyle takip ediyorum.Dura dura , içinize çeke çeke okuyabilirsiniz.
Çok fazla iyi yazar ve iyi kitap var.Akılda kalacak kadar iyi olansa az . Ben Bukowski'de takılı kaldım ve Jack London'da. Fyodor en üstlerdeydi.Birkaç yazar daha. Emrah Serbes de. Bu kitapsa şahaneydi.Şahane. ve tabi benim için. Herkesin zevkine saygım var. Küçük prens simyacı falan sevenler hariç.
Bukowski'nin tek kötü kitabı bu olabilir.Bence gerizekalının biri yazıp yayınevine kakalamış ya da Bukowski sarhoşken kolunun altına falan sıkıştırmışlar.Sonra da Bukowski ölmüş.
Hayatımda okuduğum en kötü tercüme. Başka bir yayınevinden edinip yeniden okumayı düşünüyorum,çünkü bu eser bu kadar kötü olamaz. Kitabı yarım bırakan defalarca başa dönen okurlara saygılarımı sunuyorum.