Çok güzel bi kısa gerçekten fehmetmek gerektiğine düşünüyorum. Ahmed bin Ebi'I Havari anlatıyor: "Ebû Süleyman'la beraber çıktık. Bir tarlaya geldik, baktık iki kuş tarladaki daneleri yiyorlar. Doyduklari zaman erkek olan diși olanını arzu etti. Ebů Süleyman bunun zerine bana: "Ahmed! Ne olduğunu görüyor musun? Karnı doyduğu zaman midesi onu neye davet ediyor, gördün mů?" dedi. 📖 Ebû Nuaym, Hilyetu'l-Evliya, 9/268. @tevhid_yolcusuuu 
Din
Oku dârü'l-fünûn-ı ıztırâbı hatm-i âlâm et Bitir şeh-nâmeyi, her kahrı tenvîr-i serencâm et Barış hîçî-yi mutlakla unut efsâne-yi ömrü Adem meyhânesinden gönlüne bir cür'a ikrâm et Kolaylı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Kendisini olduğundan daha fazla göstermeye çalışanı, Allah, hak ettiği değere indirir." [İmâm Şâfiî, Menâkıb li'l-Beyhakî]
Nikah Şahitliği ve Hanefî Mezhebine Göre Gayb İlmi ​Hanefî mütekaddimûn (ilk dönem) fukahasından olan İmam Fakih Ebu'l-Kasım Ahmed b. İsme es-Saffâr (ö. 336 h.), evlenirken Yüce Allah’ı ve Nebi ﷺ'i nikahına şahit tutan kimsenin tekfir edileceğini (dinden çıkacağını) açıkça belirtmiştir; çünkü bu kimse, Nebi ﷺ'in gaybı (yani kendisine ulaşacak hiçbir beşerî yol bulunmayan gizli şeyleri) bildiğini iddia etmiş olmaktadır. ​İmam Ebu'l-Kasım'dan yapılan bu nakli; el-Fetâve'l-Velvâliciyye (c. 5, s. 422), Hulâsatü'l-Fetâvâ, el-Muhîtü'l-Burhânî, el-Fetâve'l-Bezzâziyye ve el-Fetâve't-Tâtârhâniyye gibi pek çok meşhur fetva kitabı yazarı aynen aktarmıştır. ​Fakat el-Fetâve't-Tâtârhâniyye müellifi, Ebu'l-Kasım es-Saffâr’ın bu katı görüşüne karşı, el-Mültekat sahibinin (ki muhtemelen 6. yüzyıl alimlerinden Ebu'l-Kasım es-Semerkandî'dir) "tekfir edilmeyeceğini" söylediğini aktarır; zira bu nikahın, Nebi ﷺ'in ruhuna arz edilen (gösterilen) şeylerden biri olma ihtimali vardır. Nitekim et-Tâtârhâniyye'de (c. 4, s. 38-39) şöyle geçmektedir: ​"Bir kimsenin, Allah ve Resûlü’nün şahitliğiyle bir kadınla evlenmesi caiz olmaz. Şeyh İmam Ebu'l-Kasım es-Saffâr'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: 'Bunu yapan kimse kâfir olur; çünkü Resûlullah ﷺ'in gaybı bildiğine inanmıştır.' el-Hücce'de ise şöyle denmiştir: el-Mültekat'ta bu kimsenin tekfir edilmeyeceği zikredilmiştir; çünkü eşya (meydana gelen olaylar) Nebi ﷺ'in ruhuna arz olunur ve şüphesiz peygamberler gaybın bir kısmını bilirler. Nitekim Yüce Allah: 'O gaybı bilendir, gaybına kimseyi muttali kılmaz; ancak razı olduğu bir resûl müstesna' [Cin: 26-27] buyurmuştur." ​Mecmeu'l-Enhür adlı eserde de buna benzer bir ibare yer almaktadır. ​Özetle: Hanefî fukahasından bazı mütekaddimûn alimler, kendisinden sonra meydana gelen olaylardan
Toplumsal çürümenin aslında bireyin iç dünyasında başlar. Bir toplumun adaleti zayıfladığında, vicdanı sustuğunda ve samimiyeti kaybettiğinde, bunun etkisi yalnızca kurumlarda değil; insanların ruhunda da hissedilir. Çünkü toplum, onu oluşturan bireylerin aynasıdır. L Eylül - Mehmet Rauf