10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
Merhaba kitap dostlarım. Bugün sizlere okurken beni hem duygusal hem de psikolojik anlamda etkileyen bir kitaptan bahsetmek istiyorum.Kutsal ve Araz'ın hikâyesi;yalnızca bir mafya romantizmi değil aynı zamanda kayıpların,intikamın,güvenin ve kaderin iç içe geçtiği güçlü bir yolculuk. Hikâye daha ilk sayfalarda Rusya'nın soğuk ve kasvetli atmosferine çekiyor sizi.O karanlık sokaklar,gizemli olaylar ve bitmek bilmeyen tehlike hissi,kitabın temposunu bir an bile düşürmüyor.Her bölümde yeni bir sır açığa çıkarken bir diğerinin kapısı aralanıyor ve elinizden bırakmanız neredeyse imkânsız hâle geliyor. Kutsal,okurken en çok hayran kaldığım karakterlerden biri oldu.Yaşadığı büyük acıya rağmen dimdik ayakta kalması,pes etmemesi ve gerçeğin peşinden cesaretle gitmesi onu benim gözümde çok güçlü bir kadın karakter yaptı.Mantığıyla hareket ederken duygularını da hissettirmesi karakterini çok gerçekçi kılmış. Araz ise;tam anlamıyla gizemli bir adam.Gücü, soğukkanlı tavırları ve korumacı yönüyle dikkat çekiyor.Onun geçmişini,kararlarını ve iç dünyasını keşfettikçe karaktere bakışım sürekli değişti.Kutsal ile arasındaki ilişki ise klasik bir aşk hikâyesinden çok daha fazlasıydı. Güvenmeyi öğrenmeleri,birbirlerine rağmen birbirlerini seçmeleri ve birlikte verdikleri mücadele oldukça etkileyiciydi. Yan karakterlerin de hikâyeye katkısı çok güçlüydü.Özellikle F.A.L.A.K üyeleri sadece arka planda duran isimler değildi;her biri olayların akışına farklı bir renk ve derinlik katıyordu.Bu da evreni daha gerçek ve daha etkileyici hissettirdi. Yazarın akıcı anlatımı sayesinde sayfalar su gibi aktı.Gerilim dozu,duygusal anlar ve romantizm birbirini bastırmadan dengeli bir şekilde ilerliyordu.Her bölümde "Bir sayfa daha..." derken kitabın sonuna geldiğimi fark ettim. Final ise beni hem mutlu
Harzemşah 1: Moroz YasasıAsena Nişikli · Pukka Yayınları · 202632 okunma
Uzaktan Sevmek Kudüs
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 00:00
Bazı kitaplar sizi ismiyle çağırır. Kayıtsız kalamaz mutlaka kitap raflarından alıp en azından bir bakınırsınız. Derya Şafak’ın Uzaktan Sevmek Kudüs kitabını elime aldığımda, sadece bir roman okuyacağımı değil, ruhumun derinliklerinde bir sızıya dönüşen o kadim şehrin tozlu sokaklarında bir vefa yolculuğuna çıkacağımı biliyordum. Bu kitap, benim için sadece kâğıttan bir eser değil; Kudüs'ü doğrudan görmese de onu kalbinin en derin köşesinde hissedenlerin, ecdadın mirasına duyulan o büyük özlemin bir yansıması oldu. Okurken içimden şu mısralar geçti: "Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez!". İşte yazar, silinen hafızalarımıza inat, "kim olduğumuzu" hatırlatmak ve zalimin zulmünü yanlarına kâr bırakmamak için bu satırları kaleme almış. Ben de bu satırları, hırsızın ev sahibine baskın çıktığı bu düzende, kendi ismim, cismim ve insicamımla o sokaklarda yeniden var olmak için okudum. Kitaptaki Muzaffer, Merve Lina ve Burak karakterleri benim için çok özel bir yere sahip. Yazar, Asr suresini bilen iki gencin ismini bu karakterlere vererek, aslında isimlere karakterleri değil, o güzel isimlere Kudüs bilincini yüklemiş. Burak zaten evvelden Kudüs yolcusuydu; bizler de onun gibi o kutlu emanete sahip çıkacak olan "Burak Ordusu" nun birer neferi olduğumuzu bu sayfalarda yeniden idrak ettik. Kitabın her satırında bir özür ve bir söz var: "Aksa'nın şanlı yiğidi! Affet!.. Sana özgür Kudüs'ü miras bırakmak yerine, Kudüs'ü özgür kılmayı miras bıraktığımız için...". Biz şikâyet etmiyoruz; biliyoruz ki bu toprakların imtihanı Peygamberlerin imtihanı gibi ağırdır. Yusuf gibi kuyuya atılsak, Yakup gibi ihanete uğrasak, hatta Zekeriya gibi biçilsek de bedeller ödeyerek direnmeye devam ediyoruz. Peygamber Efendimizin sırtına deve
Roman
Uzaktan Sevmek KudüsDerya Şafak · Gülhane Yayınları · 202511 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·133 syf.··
2026 27. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 13:29
”Şüphesiz ilim, dünya hazinelerinden daha kıymetlidir. Çünkü dünya hazinesi harcamakla azalır, ilim ise paylaşmakla çoğalır.” İnsan, kalbini ve zihnini diri tutmak için de öğrenmeye ihtiyaç duyuyor. Kitabın her sayfasında ilmi bir yük değil, emanet ve sorumluluk olarak anlatıyor Gazali. Öğrenmenin bir hedef değil, ömür boyu süren bir yol olduğunu, bilginin ise ancak yaşandığında anlam kazandığını hatırlatıyor. Bu yüzden ki ilim öğrenmek tek başına yeterli değil hayatımıza ne kadar aktardığımız önemli. İlmin önemi ve mükafatı, ilmi öğretene saygı, bu konuda anne ve babanın görevi, öğrenenin ve öğretenin dikkat etmesi gerekenler ayetlerle ve hadislerle desteklenerek anlatılmış.
Öğrencinin Rehberi-Minhacü'l Müteallimİmam Gazali · Semerkand Yayıncılık · 2016139 okunma
TENDEKİ ATEŞ (Ash)
9/10
·624 syf.··
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 04:11
Herkese merhabaa! Fantastik açlığı çekiyorsanız, okuduğunuz kurgunun içinde aşk, savaş,saray entrikaları, mücadele ve güçlenen kadın karakterler okumaya bayılıyorsanız..işte doğru yer doğru kitap. Kitabın büyük bir çoğunluğunda Kolis’in Sera’yı kaçırmasını ve o süreçte olanları okuyoruz. Daha çok Sera’nın içsel mücadelesini, kendini ve içinde ki özü kabullenmesini görüyoruz. Bununla beraber Kolis manyağının en saçma, aptalca şeyde bile nasıl kendini haklı gösterdiğini okurken çıldırmamak elde değildi. Bu arada Ash esir tutuluyor, Sera onu kurtarmak için bir çok fedakarlıkta buluyor..daha fazlasını yapmak içinde kararlı benim güçlü kızım. Kitap bir ara bi monotonluğa giriyor, ama o aralarda da Ash ve Sera’nın rüyalarda buluşmalarıyla onları kapatıyor aslında. Kan ve Külden serisinin karakterleri olan Poppy ve Casteel’in kaderini mi yaşıyorlar yoksa yazar tekrar mı yapıyor ayırt edemiyorum. Hepimiz olacak olanı, olması gerekeni bi yerde biliyoruz. Ash sevemiyor..(kardiası aldırmış reis) bu yüzden Sera yükselişten kurtulamayacak, ölecek…evet evet biliyorum. Diyarlar yok olacak falan filan kehanet böyle kader perilerinin canı çıksın. Ama bilmediğimiz şey yazarın aşkı her zaman daha güçlü yazması! Son yüz elli sayfa beni perişan etti. Ash’nın aşkı kabullenişi, Sera’ya olan saygı ve tutkusu mükemmeldi. Karakter arası bağı yazar öyle iyi yazıyor ki, bir an gülerken bir an gözlerim doldu okurken. Seri devamı aşkla şevkle bekleniyor.
1000Kitap
Tendeki AteşJennifer L. Armentrout · Dex Kitap · 202545 okunma
Endülüs Tarihi
Puan vermedi·415 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 22:03
ENDÜLÜS Müslümanlar; İber yarımadasına 711 yılında girdiler, 1609 yılında bu coğrafya'ya veda ettiler. Tam dokuz asır yaşayan bu topluma Endülüs adını verdiler. Ve biz asırlar sonra bıraktıkları mirasla Endülüs Medeniyeti olarak anıyoruz. O dönemin İspanyasın da yaşayan Vizigot Krallığı, taht mücadelesi içinde Kuzey Afrika da fetih hareketlerini sürdüren Müslüman Berberiler ve Araplardan yardım talebi üzerine, Kuzey Afrika Valisi Mûsâ b. Nusayr.. Berberi asıllı Tarık b. Ziyad komutasında Dört bin kişilik Keşif birliğini göndererek, önce yardım talebine cevap vermiş zamanla da fetih mücadelesine başlamıştır. Şüphesiz İber yarım adasının kritik durumu Avrupa ile Afrika arasında hem ticaret hem de köprü olması müslümanları fetih hareketinde etkili olmuştur. Günümüz İspanya ve Portekiz sınırlarında ki bir çok yeri fetih gerçekleştirirken Kurtuba (Cordoba) başkent yapmışlardır. O dönem Vizigot krallığı, Portekiz krallığı, Kastilya krallığı, Yahudiler vs. ikâmet etmektedirler. Endülüs Müslümanları inanç, eğitim ve yaşayış tarzı ile vatan bildikleri bu toprakları imar faaliyetleri ile her türlü alanda yenilik getirmiş, zaman içinde adından söz ettiren söz sahibi olacak bir güce ulaşmışlardır. Kurmuş olduğu eğitim sistemi ile Avrupayı bile etkisi altına alacak.. İlim adamları, Alimler, filozoflar yetişmiş..Sonrasında gelen nesillere bir ışık, bir pusula olarak büyük bir miras, bir kılavuz bırakmıştır. İbn Hazm, İbn Habib, İbnü'l- Kûtiyye, Abdullah b. Bulukkin, Gırnatalı İbnü'l Hatib, Ahmed er-Râzi, Uzri, Bekri, İbn Bâcce, Ebu'l Kâsım Abbas b. Firnâs Zerkâli vs. gibi İlim adamlarının eserlerini çeviri yapılarak her alanda gelişme sağlanmıştır. "Müslüman Endülüs'ten bize 30 kitap kaldı, atomu parçalayabildik. Şayet yakılan bir milyon kitabın yarısı kalsaydı çoktan uzayda
Tarih
EndülüsMehmet Özdemir · İslami Araştırmalar (İSAM) · 2014198 okunma
6/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 109. kitabı
Her serinin bir karakoyunu olur. Bu serinin ki de bu oldu. Maalesef ki. Kitap en başından beri bir hayal kırıklığı oldu. Bu kitap 1.5 kitap diye geçiyor. İçinde hem novella hem de 4. Kitap var. Alex’in uyanışından sonrasını anlatıyor. Ama Alex’in Seth’im Seth’im diye gezdiği 150 sayfa çok yorucuydu. Aynı şekilde Alex’in bu kadar güçlü bir karakter olup bir anda bu kadar sinmesi kötüydü. Ana karakteri dizi de çıkınca telefon görüşmesiyle var gibi gösterilir ya. Bu kitapta Seth’e onu yapmışlar. Yazar bir önceki kitapta bizi Seth’ten soğutmuştu. Ama şimdi Alex’in bakış açısıyla geri empati yaptırıyor ya sabır. Mitoloji kısmı bir kitapta daha ağır basıyordu. Ama her kitapta bir kayıp olmak zorunda mı cidden? Yazar bir tür kişisel travma yaratıyor üstümüzde. Tabii güzel kısımlar da vardı. Ama sonu da biraz tuhaf bitti. Cennet seni bekliyor nedir ya sabır? SPOILER??? Alex’in gördüğü öldüğü rüya büyük ihtimalle gelecek kitapta olacak ama yine doğar yani. Dizideki Supernaturel göndermelerine benzedi HLWŞGŞWĞVŞWŞŞF. Aidan ve Alex ilişkisi de sonunda oturdu. Ama bazı kısımlar saçma geldi ya. Alex’in sürekli babam babam diye gezmesi. Lea’nın ölmesi. Romvi’nin Ares çıkması şaşırttı mu hayır? Serinin son kitabını da yakında okurum.
ApollyonJennifer L. Armentrout · Dex Yayınevi · 2014823 okunma