Ama,hey Tanrım! Nasıl koparılırdı o paralar! Bu uğurda nelere katlanmazdı! Kendisini görmeden önce, o buruşuk, köşeli ve çizgili, avuç içi kadar yüzün o kadar çeşitli anlatımlar, ayni zamanda, o kadar garip duygulara, o kadar acı izlenimlere sahne olabileceğini asla aklımdan geçirmezdim. O yüzde neler görülmezdi? Utanç, sahte bir gurur, ani kızarmalarıyla öfke, sıkılganlık, rahatsız ettiği için özür dileme, hem değerine hem de hiçliğine inanma, bütün bunlar, bir şimşek hızıyla bu yüzden geçip giderdi.