İnsan kendisi için yaşamak yerine- bunu bencillik anlamında değil, gelişme anlamında söylüyorum- kendisini dış gerçekliğin acınası, güçsüz kölesine dönüştürmüştür.
Dünya anlamdan yoksun olduğuna göre, yaşayalım işte! Belli bir amacımız, ulaşabileceğimiz bir ideal olmadığına göre, sonsuzluğun korkunç baş döndürücülüğüne atalım kendimizi çekinmeden, uzam içindeki kıvrımlarını izleyelim, alevlerinde yanıp kül olalım; kozmik çılgınlığı için, her yerini saran anarşi için sevelim onu.