Zehooven

Zehooven
@ladyzeho
"Şiir bilmektir lakin bütün bilinenleri de bir çırpıda ezip geçmektir." Nazan Bekiroğlu/Kelime Defteri
45 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Felatun Bey Rakım Efendi Mi?
Puan vermedi·200 syf.·
2022 8. kitabı
Felatun Bey ile Rakım Efendi, yönümüzü Doğu edebiyatından Batı edebiyatına çevirmeye başladığımız Tanzimat döneminde, Ahmet Mithat Efendi tarafından kaleme alınmıştır. Birçok türde ilk örneklerin verildiği bu dönemde Ahmet Mithat da edebiyatımızdaki ilk hikaye örneği olan “Letaif-i Rivayet” i yazmakla beraber yaklaşık iki yüz esere imza atmıştır. Kitabın konusunu o dönemdeki birçok eserde olduğu gibi yanlış batılılaşma, mirasyedilik, dönemin sosyal ve ekonomik yapısı oluşturmaktadır. Kitap, “Sanat toplum içindir.” anlayışının benimsendiği Tanzimat döneminde yazıldığından ve Ahmet Mithat’ın eğitici ve ahlaki bir perspektife sahip olmasından ötürü dil ve anlatım halkın anlayacağı şekilde sade ve açıktır. Yazarın, kitapta okurla sohbet edercesine samimi bir tutum sergilemiş olması kitabın keyifle okunmasına sebep olmuştur. Romantik bir tavır takınan Ahmet Mithat, kitapta yer yer araya girip fikirlerini beyan etmiş, karakterler arasında taraf tuttuğunu bizlere bariz bir şekilde göstermiştir. Bu da Tanzimat döneminde romantik anlayışla yazılmış tüm eserlerde olduğu gibi bu eserin de teknik anlamda kusurlu olduğunu ortaya koymuştur. Yine Romantizmin bir etkisi olarak bu romandaki kahramanlar tek yönlüdür. Kahramanların tek yönlü olması iyilerin her zaman iyi kötülerin ise her zaman kötü olduğu anlamına gelir. Edebiyatımızda “alafranga züppe” tipini ilk kez işleyen bu romanda kitaba adını veren karakterlerimizle başlayalım söze. Bakalım Felatun bir “Bey” Rakım ise “Efendi” mi? İki ayrı tip, iki ayrı yaşayış biçimi: Bir yanda mirasyedi, Batı’nın sadece “fors”unu almaya niyetli bir karakter (Felatun Bey), öte yanda ise eşin dostun ona hayran olduğu, çalışkan ve kültürlü bir delikanlı(Rakım Efendi). Kitapta bahsinin daha çok geçtiği Rakım Efendi, küçük yaşta yetim kalmasına
Edebiyat
Felatun Bey ile Rakım EfendiAhmet Mithat Efendi · Dergah Yayınları · 201428,2bin okunma
Reklam
Rengiyle Bağımsız Olan Kitap Mor Mürekkep
Puan vermedi·224 syf.·
2022 12. kitabı
Nazan Bekiroğlu , 3Mayıs 1957 günü Trabzon’da doğdu. Edebiyata ilgi duyan bir ailenin üç çocuğundan en küçüğüydü. İlk ve orta tahsilini Trabzon’da yaptıktan sonra Erzurum’a giderek Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1979). Öğrencilik yıllarında halk edebiyatı ve Orta Asya estetiğinin peşindeydi. Bunu bir ölçüde ilk hikâyelerine de yansıttı. (Hava Hanım Öldü). Gerek sanatkâr, gerekse akademik kişiliğinin gelişmesinde hocası Orhan Okay’dan teşvik ve destek gördü. Dört yıl lise öğretmenliği yaptıktan sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak girdi (1985). Orhan Okay yönetiminde sürdürdüğü Halide Edib Adıvar’ın Romanlarının Teknik Açıdan Tahlili konulu doktorasını 1987 yılında tamamladı. Aynı bölümde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Şair Nigâr Hanım konulu çalışmasıyla doçent oldu (1995). İlk kitabı olan Nun Masalları’nı 1997 yılında yayımladı. 1998’den itibaren Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde açılan Türkçe eğitimi bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan Nazan Bekiroğlu, 4 Mayıs 2001’de profesör olmuştur. Çeşitli dergilerde çok sayıda bilimsel makale, deneme ve öyküsü yayımlanmıştır. İki çocuk annesidir ve halen Tranzon’da yaşamaktadır. (Online1) Gelelim kitabımıza. Beş bölüm ve her bölümün alt başlıklarından oluşan eser, yazarın ruh iklimini okuyucuya neredeyse tamamen duyumsatıyor. Birbirinden bağımsız konulardan bahseden ama bütünü dikkate alındığında ortak bir ruh etrafında öbeklenen denemelerden oluşuyor. Öncelikle adına takılıyor aklımız... Mor; palet üzerinde bir miktar mavi ile bir miktar kırmızının karışımından ibaret. Mavi; yaratıcı, sükûnet. Kırmızı; tansiyonu arttırıcı, şiddet. İkisi arasında bir med-cezir
Edebiyat
Mor MürekkepNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20212,171 okunma
Kültür Dil Din ve Tarih
Puan vermedi·230 syf.·
2022 7. kitabı
Kültür ve Dil: bana soracak olursanız, Kültür, Din, Dil ve Tarih olmalıydı. Çünkü bunlara da el atıyor yazar. Peki kim bu Mehmet Kaplan? 1915’te Eskişehir Sivrihisar’da dünyaya gelen yazar, çocukluk yıllarında tren garında seyyar satıcılık yaptı. 1939 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk dili ve edebiyatı bölümünden “Emir Sultan” üzerine hazırladığı lisans tezi ile mezun oldu. Aynı yıl Ord. Prof. Dr. Mehmet Fuad Köprülü tarafından asistan namzedi olarak mezun olduğu bölüme alındı. İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu ve Edebiyat Fakültesi’ndeki eğitiminde Köprülü dışında Ali Nihad Tarlan ve Reşit Rahmeti Arat etkilenerek onların profillerini devam ettirme eğiliminde oldu. Ancak fakülteye Maârif Vekaleti tarafından profesör olarak atanan Ahmet Hamdi Tanpınar’ı kültür, sanat ve şahsiyetiyle daha çok beğeniyordu. Tanpınar onun kariyerinde etkili bir isim oldu ve zamanla dost oldular. Köprülü, siyasette devam edince kendisi de Ahmet Hamdi Tanpınar yönetimindeki “Tanzimat sonrası Türk edebiyatı” kürsüsüne katıldı. Tanpınar’ın asistanlığında bulunarak Namık Kemâl’e dair yazdığı monografi ile 1942’de Türk edebiyatı dalında Ali Nihat Tarlan sonrasında ikinci, yeni Türk edebiyatı dalında ise doktorasını tamamlayan ilk kişi oldu. Bu tezi, “Namık Kemal: Hayatı ve Eserleri” başlığıyla kitap olarak da yayınlandı. 1958’de Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde kurucu dekan olarak 2 yıl görev yaptı ve burada Türk dili ve edebiyatı bölümünü kurdu, 1960’ta İstanbul’a döndü. 1962’ye kadar Tanpınar’la beraber çalıştı. Tevfik Fikret hakkındaki tezi ile 1946’da doçent, 1952’de ise “Şiir Tahlilleri” başlıklı çalışmasıyla 37 yaşında profesör oldu. Aynı zamanda Kültür ve Milli Eğitim Bakanlığı komisyonlarında görev aldı. 1963’te Tanpınar’ın ölümünden sonra onun bütün
Edebiyat
Kültür ve DilMehmet Kaplan · Dergah Yayınları · 20201,602 okunma