Roman, soylu bir Osmanlı ailesinden gelen Kitabdar hakkında olup roman boyunca Kitabdar’ın çevresi ve tesadüf eseri tanıştığı insanlar anlatılmaktadır. Amin Maalouf, bu romanında 1960’lı yılların sonunda tanıştığı birisinin hayat hikayesinden esinlenmiştir. Bana göre, anlatılmak istenen saf düşünce; insanları milliyetlerine göre sınıflandırmamak ve yargılamamak. Bu fikirleri de, müslüman olan Kitabdar ile yahudi olan Clara’nın evliliğinde ve Kitabdar’ın babası ile en yakın arkadaşı olan ermeni kökenli Nubar’ın arasındaki güçlü kardeşlik bağında gözlemleyebiliriz. Ayrıca ana kahramanın iç dünyasının ayrıntılı olarak betimlenmesi kitabın dilini daha da güçlendirmiş. Bu romanı okursanız eğer hem I. Dünya Savaşı’nın yaşandığı yılların farklı etnik gruplar üzerindeki etkilerini ve yıkımlarını anlayabilir hem de farklı kuşaklar arasındaki çatışmaların insanın geleceğini sanıldığından daha çok etkilediğine şahit olabilirsiniz.
Eğer bu tarz gerçek yaşamdan esinlenilmiş ve tarih esintili hikayeler seviyorsanız kesinlikle okumalısınız