haberimiz olmaksızın, hep bir umudu koruruz. bu bilinçdışı umut da bütün öteki umutlarımızın, reddettiğimiz ya da tükettiğimiz açık umutların yerini tutar
bir inancı doğru olduğu için değil (hepsi doğrudur zaten), karanlık bir güç bizi ona ittiği için kabul ederiz. bu gücün bizi terk edecek olması da bitkinlik ve iflas, kendimizden geriye kalan şeyle baş başa kalmak demektir