çok iyi çok iyi çok iyi
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2024 52. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2024 12:17
Muazzam bir kitap. Yazarın ilk kitabı olduğunu bilerek okudum ama bilmesem asla ilk kitap mı diye düşünmezdim. Karakterler gerçekten kendi karakterlerine sahipti -artık bunu yazmak zor sanırım- Bir şey olduğunda Elm şöyle karşılık verir Ravyn şu şekilde davranır diyebildim hep. Çünkü karakterler kendi kişisel özelliklerine sahip insanlardı, güzel yazılmışlardı. Elspeth özelinde bence harika işlenmiş bir başroldü. Yew'lere katılmasında çıkarına olan şeyler vardı. Aynı şekilde Yew'lerin onu gruplarına dahil etmelerinin mantıklı açıklamaları vardı. Kimse hadi yolculuğa çıkalım lalala diye gezmedi kitapta. Yazım dili bence çok güzeldi. Çeviri hatası da görmedim, varsa da fark etmedim ama çevirmen de başarılıydı bence. Ravyn ve Elm ikisi de harikaydı. Ione'nun ne yapmaya çalıştığını hala anlayamasamda onu da sevdim. Emory çok tatlıydı şapşal bebe. Ama favorim Kâbus oldu. Bence harika bir karakterdi. Ters köşe yok denecek kadar azdı, bir tanesine şaşırdım ama çok değil. Ters köşeye ihtiyacı olan bir kitap da değildi çünkü kitap olayları gayet mantığa uygun bir şekilde işlediğinden kafada soru işareti bırakmıyordu. Bir yazarın ilk kitabı bu kalitede olabiliyorsa, ilk kitap diyerek mantık hatalarına göz yummayı bırakmalıyız bence. (AYRICA KİTABIN SONU BİTMESİ GEREKTİĞİ GİBİ BİTTİ VE HARİKAYDI.)
Bir Karanlık PencereRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20232,043 okunma
9/10
·143 syf.··
2024 12. kitabı
Tülay Kökün Terapi Odasi Konulari isimli kitabini da cok begenerek okumustum ve sosyal mecralardaki videolarini da eskiden severek takip ediyordum.Bu kitabinda da o kadar duru, islevli, anlamlı ve kitabin ortasindan konusmus ki, bayildim.Keske daha baska kitaplar da yazsa dedim, bir meslektasim olarak da sahsi olarak tanismak istedim, sosyal medyadaki videolarini tekrardan takip etme konusunda buyuk bir istek duydum.Insanlar malesef gercekten sinirlarini bilmeden, karsindakine ne yaptigini nasil etki ettigini bilmeden konusmak icin konusuyorlar, ya da davranmak icin davraniyorlar.Yakin zamanda ben de ameliyat oldum, hasta ziyareti kisminda verdigi öz bilgilere o kadar katildim ki.Hasta ziyaretine gelen insanlarin bazen hastayi daha da yordugu, ameliyat olmak uzere olan birine karamsar olma hayat güzel lalala tarzi nutuk atilabilecegini, karsindakinin hasta ya da yorgun olmasina aldirmadan hasta odasina saatlerce demir atilabilecegini, hasta basinda hasta disi sacma sapan konularin hararetle konusulabilecegini görmüş bulundum.Keza cenaze rituellerinde de insanlarin buyuk cogunlugu malesef yemek yemeye, giybet etmeye geliyor yeri geldi mi geyigini bile yapiyor.Ilginc bir dünya aslinda.Bizim birbirimize duygusal destekten cok duygusal yukumuz daha fazla gibi.Hele Allah askina kotu bir sey yasayan insanin yaninda ondan daha da dehsete kapilmis, dunyanin sonu gelmis gibi davranip karsinizdakini şoka sokmayın.Kotu bir surecten gecen hic kimse umutsuz, bitmis, mahvolmus gibi bir gelecek dusunmek istemez.Bazi insanlari islak sopayla dovmek lazim :d
Psikolojik İlk YardımTülay Kök · Okuyan Us Yayınları · 20201,050 okunma
Reklam
9/10
·208 syf.··
2021 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2021 19:28
Ve biz, evimiz yanıyormuş gibi sağa sola koşturacağımıza, ki yanıyor, kulaklarımızı kapatıp "lalala seni duyamıyorum" diyoruz. En sıcak 18yılın 17 tanesi 2000 yılından bu yana yaşandı. Atmosferdeki karbondioksit seviyesi Nisan 2018'de milyonda 410 birimi geçti. En son 3.2 milyon yıl önce bu kadar yüksekti. Kendi çöplerimizden yaptığımız bir hapishane ile gezegenimize sıkışıp kalıyoruz. Malesef durum özeti bu... Acı gerçekleri, yapılan "saçma" hataları yüzümüze vura vura anlatan, başarılı bir kitap olmuş.
İnsanlar - Her Şeyin İçine Nasıl S*çtığımızın Kısa TarihiTom Phillips · Konu Kitap Yayınları · 2020194 okunma
7/10
·328 syf.·
Beğendi
·
2020 5. kitabı
Evet, kitap hikayesi anlatmama olayım buraya kadardı. Bu kısım olmadan incelemem tam olmuş gibi hissetmiyorum, içimde bir şey beni rahatsız edip duruyor… yani, hadi hikayemize geçelim. Benim birkaç gün öncesine kadar “seri değil lalala seri değil’ diye ortalıklarda dolanmamın aksine KABUL EDİYORUM evet, seri. Çünkü yıllar önce henüz Isla yeni çıkmışken ve ben Lola ve Isla arasında kalıp oradaki ablanın (2016 üsküdar kitap fuarının bana bu kadar malzeme vereceği kimin aklına gelirdi??) Isla’yı önermesiyle onu almıştım ve okumuştum ve eh iştelik bir derecede sevmiştim ve sonra Lola’yı okumaktan vazgeçmiştim (Anna o zaman yoktu). Daha sonra çok çok sevdiğim bir çevirmenin hesabını stalklarken Anna’ya ve Anna’nın ondaki yerinin ne kadar farklı olduğunu anlatan bir yoruma denk gelince, eh, fikrimi değiştirdim ve hem Anna’yı hem de Lola’yı okumaya karar verdim. Açıkçası kitabı bitirdikten sonra yazın okumadığım için çok ama çok sevindim. Çünkü eğer yazın okusaydım şimdi olduğu kadar sevebileceğimi sanmıyorum. Çünkü Anna’yla hikayelerimiz benziyordu. Herkesin çoktan birbirini tanıdığı ve arkadaş olduğu yeni bir okul, yeni arkadaşlar, lanet olası Fransızca ve yeni duygular… Anna gidipte salak gibi okulun en tatlı ve yakışıklı ve popüler ve havalı ve sevgilisi olan çocuğu St. Clair’e vurulduğunda kendimi o kadar da salak hissetmemeye başladım çünkü ben de yeni okulumda okulun en tatlı ve yakışıklı ve popüler ve havalı ve sevgilisi olan (+ ne yazık ki ‘bad boy’) çocuklarından birine vurulmuştum ve kendimi TAM MANASIYLA BİR GERİZEKALI gibi hissediyordum. Ama Anna’nın da aynı hatayı yapmış olması beni mutlu etti. Çünkü aynı hataya düşen tek ben değildim, yehu! Evet, bu noktada Anna ile hikayelerimiz ayrılıyor çünkü onunki benimkinden çok daha iyi bir şekilde ilerledi. İçinde St.
Anna ve Fransız ÖpücüğüStephanie Perkins · Yabancı Yayınları · 20171,719 okunma