8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 17:09
Georgi Gospodinov’un Bahçıvan ve Ölüm kitabı yazarın babasının hastalığı ve ölümü etrafında şekillenen, derin bir yas ve yüzleşme anlatısıdır. Kitap bir yandan yazarın kişisel hatıralarından parçalar sunarken bir yandan da ölümün doğasına dair felsefi bir düşünme alanı açıyor.    Hikâye, yazarın bahçıvan olan babasının kanser teşhisi almasıyla başlar. Hastalık ilerledikçe baba giderek zayıflar; yürüyemez, konuşamaz, yemek yiyemez hâle gelir. Gospodinov, babasının bedenindeki bu çözülmeyi tıbbi raporlar, epikrizler, doktor notları ve günlük gözlemlerle iç içe aktarır. Baba için en büyük sığınak, her zaman olduğu gibi bahçedir. Toprak, çiçekler, lale ve soğanlar yaşamın döngüsünü hatırlatır. Baba da bu döngünün içinde kendi sonunu hisseder. Oğul ise bahçeyi ve babanın anlattığı yaşam hikâyelerini bir hafıza kütüphanesine kaydeder. Sonunda baba ölür; fakat bahçesi, sözleri, kokular, meyveler ve küçük aile hikâyeleri yaşamaya devam eder. Gospodinov, babasının ölümünden sonra yazıya tutunarak hem onun ölümünü hem kendi yasını anlamlandırmaya çalışır. Kitap, ölümün yalnızca bir son olmadığını; aynı zamanda bir ilişki, bir hatırlama ve bir sorumluluk biçimi olduğunu anlatır. Metin sona doğru gittikçe daha yoğun hissedilen sessiz, hüzünlü ve çarpıcı bir baba-oğul vedasıdır. Bahçıvan ve Ölüm sade ama etkileyici diliyle melankolik üslubun en güçlü kitaplarından biri kabul ediliyor.
1000Kitap
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,4bin okunma
9/10
·226 syf.··
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 19:12
Siyah Lale, Hollanda tarihinden gerçek kişileri ve olayları kurgu bir hikayeyle bir araya getiren, benim için oldukça farklı bir klasikti. Dönemin önemli devlet adamlarından Johan ve Cornelis de Witt kardeşlerin, Orange Hanedanı ile yaşanan siyasi çekişmelerin ve Hollanda tarihinde “Felaket Yılı” olarak bilinen 1672 yılının hikayeye arka plan oluşturması ilgimi çeken noktalardan biriydi. Tamamen klasikliğine güvenerek başladığım ve detaylarını hiç araştırmadığım bu kitabın adının daha çok sembolik bir anlam taşıdığını düşünmüştüm. Bu yüzden olayların gerçekten siyah lale yetiştirme çabası etrafında şekillenmesi benim için hoş bir sürpriz oldu. Haarlem’den Amsterdam’a uzanan bu hikaye sayesinde Hollanda’nın şehirlerine, lale kültürüne ve tarihine dair küçük bir pencere aralandı. Bir gün görmek istediğim bu ülkeye karşı merakımı daha da artırdı. Kısa hacmi ve akıcı anlatımıyla keyifle okuduğum bir klasik oldu.
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·226 syf.··
2019 29. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2019 00:00
Bu gün Okuyan kadinlar kulubu nün #heraybirdunyaklasigi etkinliğinde okuduğum @isbankasikulturyayinlari n'dan #siyahlale ile geldim. Alexandre Dumas'la tanışma kitabım oldu, devamı geleceği de kesin. Konuya değineceğim, hali hazırda kitabı okuyanlar için spolier içerir bilginize :) Cumhuriyet rejiminden usanıp Krallığı geri getirme arzusunda olan bir Hollanda portresi karşılıyor bizi başlangıç olarak. Dönemin başbakanı Johan de Witt'in kardeşi Cornelis siyasi oyunların kurbanı oluyor ve bir iftira sonucu tutuklanıyor. Witt kardeşlerin acımasız bir şekilde katledilmesiyle birlikte kitaba bağlandığınızı anlıyorsunuz. Bu sırada tarihinin parlak dönemlerinden uzak olan Hollanda'da çiçek üretici derneği Siyah Lale yarışması başlatıyor. Cornelis Van Baerle' de siyah lale yetiştirme tutkusuna kapılanlardan ama tabi ki kimliği onu rahat bırakmıyor. Çünkü o zamanlar vatan haini olarak bilinen Cornelis Witt 'in vaftiz oğlu. O da gözünü hırs bürümüş, kıskanç bir komşusunun oyununa geliyor. Tüm bunlar lalenin neden bu kadar zor yetiştirildiği konusunda asıl etken. Kaybolmayan bir inancın temeli aslında. Boxtel... Ben böyle hırs görmedim. Böylesi bir bencillik mi desem, tutku mu desem, saplantı mı desem, karar vermek çok güç. Kıskançlığıyla başlayan olaylar dizisi canına mal olana kadar durmadı. Ne siyaset, ne kanunlar, ne ahlaki değerler, hiç biri dizginleyemedi hırsını. Hızlı başlayıp aynı şekilde akıcılığını kaybetmeden ilerlemesini beklemiyordum. Malum acemiyim henüz. Ah ne çok yanılmışım klasikler hakkında, okuyunuz efendim, düştüğüm yanılgıya siz düşmeyin. Kitapla kalın... "Bazen kaderin oyunundan en güçlü adamlar bile kurtulamaz..."
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
Eziyet çektim resmen...
1/10
·226 syf.··
2026 36. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 16:46
Monte cristo kontu'nu yazan kişi ile bunu yazan yazar aynı kişi olamaz aklım almıyor cidden. İlk sayfaları anlamak için 3 defa okudum çok karmaşık. Diyaloglar basit hikaye basit. Kitap içine almıyor insanı ben çok büyük beklentiyle başlayıp hayal kırıklığı yaşadım. Daha fazla yazmak içimden gelmiyor üzüldüm gerçekten.
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
10/10
·570 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
Merhaba kitap dostlarım. Bir serinin daha sonuna geldim ve son sayfayı çevirdiğim anda içimde hem tarifsiz bir mutluluk hem de tatlı bir hüzün kaldı.Çünkü bazı hikâyeler vardır;okunup rafa kaldırılmaz kalbinizde kendine özel bir yer edinir. Bu seri boyunca karakterlerin sevinçlerine ortak olduk,acılarıyla üzüldük,verdikleri kararlarla bazen kızdık bazen de onları anlamaya çalıştık.Özellikle Ozan ve Bahar'ın sonunda hak ettikleri mutluluğa kavuşmaları beni en çok mutlu eden detaylardan biri oldu. Geçtikleri onca zorluğun ardından yüzlerinin gülmesi,okur olarak bana da huzur verdi. Ozan;sevgisi,sabrı ve fedakârlığıyla yine gönlümde ayrı bir yer edinirken;Nazike(Bahar)ise beni en çok düşündüren karakterlerden biri oldu.Her zaman doğru kararlar vermese de yaşadıklarıyla onu anlamaya çalıştım.Kusurlarıyla gerçek, hatalarıyla insaniydi. Levent ve Lale ise bu hikâyenin benim için en güzel sürprizlerinden biriydi.Aralarındaki uyum, karakter gelişimleri ve birbirlerini bulma şekilleri çok etkileyiciydi.Özellikle Lale'nin geçirdiği değişimi okumak büyük keyif verdi. Ayrıca Selma'nın zarafeti,Meral'in hikâyesi ve diğer karakterlerin yaşadıkları da kitabın duygusal yönünü daha da güçlendirdi. Final kitabında yarım kalan hesaplar kapanırken eksik parçalar da yerini buldu. Geçmişle yüzleşmeler,tamamlanan hikâyeler ve yeni başlangıçlar o kadar güzel işlenmişti ki kitabı elimden bırakmak istemedim.Her bölümde hem meraklandım hem de bu dünyadan ayrılacağım için biraz daha yavaş okumak istedim. Yazarın kalemini en çok sevdiğim nokta ise karakterlerini kusursuz göstermemesi.Her biri hatalarıyla,kırgınlıklarıyla ve mücadeleleriyle gerçek hissettiriyor.Bu yüzden okurken yalnızca bir hikâye okumuyor,onların hayatlarına ortak oluyorsunuz. Seri sona erdi ama geride unutulmayacak
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4Anita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 20268 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 9. kitabı
Değerli insanların hayatını kaybetmesi ne acı. Edebiyatımızdan bir ÖMER SEYFETTİN geçti. Ve bu güzel adam, kalemi müthiş adam; dünyada bir taneydi, biricikti. Türk edebiyatı ne kadar değerli bir insana sahip... Onun gibisini yetiştirmek gerçekten zor.
Beyaz LaleÖmer Seyfettin · Rafet Zaimler Yayınevi · 19741,564 okunma