Lale şimdi zevk dediğimiz terkibin dışında, arkasından tanrısı çekilmiş herhangi bir şekil gibi sadece bir çiçek olarak mevcuttur. Doğrusunu isterseniz ben bile eski ve bırakılmış şeylerden gelen hülyayı o kadar sevmeme rağmen, çoktan beri rüzgarda bir ipek mendil gibi buruşan bir gelincik tarlasını artık lale bahçelerine tercih ediyorum.
Sayfa 115 - Dergah yayınları·Kitabı okuyor
Lale/Alev/Kadeh/Yabani
Lale motifleri, aşkı, mutluluğu, baharın güzelliğini ve yarattığı sevinci temsil ederdi. Yabaniliği yüzünden dağlarda kırlarda yetiştiği için utangaç, usul erkan bilmez bir çiçek olarak anılıyor. Lale rengi ve şekli dolayısıyla genellikle ateşe, şarap dolu kadehe ve sevgilinin yanağına benzetiliyordu. Efsaneye göre, bir yaprağın üzerindeki çiğ tanesine yıldırım düşmüş ve alev alan yaprak o haliyle donup kalarak laleye dönüşmüştü; Lalenin göbeğindeki siyahlık yıldırımdan artakalan yanık iziydi. Eğer bir aşık sevgilisine kırmızı Lale sunarsa bu "Güzelliğinle kalbimi ateşe verdin!" "Aşkınla yanıp kül oldum" anlamına gelir.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Saraylar yanar, lâleler solar, tahtlar devrilir... Lakin Nedim’in bir şarkısı, bir aşığın göğüs kafesinden yükselen o samimi ahı, bin yıl geçse de bu kubbede baki kalır.
Şiirin sustuğu, sazın kırıldığı yerde cahilliğin ve öfkenin ayak sesleri başlar. Şimdi lâle bahçelerini tarumar edenler, sadece mermerleri değil, bu devletin ruhunu da yıkıyorlar
Lâle dediğin çiçeğin ömrü topu topu birkaç gündür beyim. Devlet-i Aliyye de bir rüya gördü, adına Lâle Devri dediler. Lakin uyanışımız ne yazık ki kılıç sesleriyle ve dökülen kanlarla oldu.
Siyaset, en nadide lâlelerin bile köklerine zehir akıtmaktır. Biz köşkler, fıskiyeler, bahçeler inşa ederken; o sarayların temellerini kemiren halkın açlığını ve öfkesini unuttuk.