Puan vermedi·262 syf.·
2026 13. kitabı
Divan Edebiyatın’da gülün yeri;tüm detayları,güzel örneklerle ve arada küçük anekdotlarla anlatılmış bu yüzden Güller Kitabı ismi ama ilerledikçe bununla sınırlı kalmadığını görürüz yazarın. Akademik incelemelerde var tabi alıntılarla daha güçlü bir anlatım oluşturulmuş özellikle beyitlerden verilen güzel örnekler meraklısı için ayrı güzel olacaktır ben üniversite yıllarıma gittim okurken Tabi, sadece gül ile sınırlı kalmamış yazar. Lale,nergis,sümbül,karanfil,çiğdem gibi çiçeklerin de edebiyattaki öneminden nasıl kullanıldığından bahsetmiş. Padişahların,Sadrazamların o dönemdeki önemli şahsiyetlerin de bu çiçekleri nasıl kullandığı ne kadar sevdiği ve hangi sanat (resim vb ) dalında geçtiğinden da bahsetmiş. Dili çok akıcı kitap güzel ilerliyor sıkılmadan beyitler arasında kaybolabilirsiniz. Benim mayıs ayı kitap kulübü kitabımdı o vesile ile okudum. Keyifli okumalar.
Güller KitabıBeşir Ayvazoğlu · Kapı Yayınları · 2021579 okunma
3/10
·88 syf.··
2026 6. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 18:13
Eski Şiirin Rüzgârıyle, Yahya Kemal’in klasik tarzda yazdığı şiirlerinden oluşur. Eser, 6 bölümden meydana gelir. Birinci bölüm “Selimname”dir. Terkib-i bend şeklindeki manzume Yavuz Sultan Selim’i anlatır. İkinci bölüm “Gazeller”dir ve geleneğe bağlı olarak gazeller kafiye harfine göre sıralanmıştır. Üçüncü bölüm “Musammatlar”dır. Dördüncü bölümde “Şarkılar” bulunmaktadır. Şairimiz için otobiyografik özellik taşıyan “İthaf” şiirine, “Hasan Rıza’ya Sesleniş” de eklenerek müstakil bir bölüm ayrılmıştır. Son bölüm “Kıt’alar-Beyitler”dir. Yahya Kemal, bir anlamda geçmiş yüzyılların diliyle geçmişi günümüze taşırken bir anlamda da bizim geçmişi içimizde yaşatabileceğimizi göstermiştir. Unutmamak gerekir ki bu şiirlerinde şair, klasik şiirin şekil özelliklerini korumakla beraber muhteva, mazmunlar vb. bakımlardan eski şiiri tekrarlamaz. Onun gazellerinde eski dönem şairlerimizin gazellerindeki pek çok unsur artık yoktur. Yeni unsurlar, yeni anlayışlar vardır. Meselâ Lâle Devri gazellerinde anlattığı güzel/kadın, klasik şairin anlattığı güzelden bir hayli farklıdır. Ahmet Hamdi Tanpınar’a göre “O, sadece yeni dili bulmamış, eski dili de ayıklamış, basit hayallerin zaruriyetiyle nesre kaçan unsurlarını ve Türkçenin bünyesine uymayan, asırlık yürüyüşünde dil zevkinin kabul etmediği lügat ve deyişleri atmış, sadece zevkiyle, hatta bir çeşit dokunma, yani derinden gelen hisle eski Türkçeyi temizlemiştir.”
Eski Şiirin RüzgârıyleYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti Yayınları · 2022602 okunma
Reklam
7/10
·564 syf.··
2026 56. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 10:55
Tam tamına 2 haftamı alan Salah Birsel'in bimisal eserinden bahsetmek istiyorum. Salah Birsel kanaatimce Türkçeyi en iyi kullanan sanatçılarımızdan. Öyle ki onun eserlerini okurken hayatınızda hiç duymadığınız birçok deyim ve söz öbeği öğrenebilirsiniz. Özellikle deyimleri kullanma konusundaki ustalığı takdire şayandır. Boğaziçi Şıngır Mıngır isimli eserinde, İstanbul Boğazı’nın sadece coğrafyasını değil; yalılarını, saraylarını, köşklerini ve bu mekânların içine sinmiş insan hikâyelerini soludum âdeta. Padişahlar, sadrazamlar, şehzadeler, şairler ve Boğaz müdavimleri kitabın başrollerini paylaşıyor. Eseri okurken Lale Devri eğlencelerinden yalı çapkınlıklarına, Kağıthane mesirelerinden edebiyatçıların şifa sahillerindeki buluşmalarına kadar geniş bir yelpazeyi âdeta bir sinema şeridi gibi izledim. Hatta bunca zaman neden okumamışım, hayıflanmasını yaşattı eser bana. Birsel, Boğaz'ın sadece taşını toprağını değil, sıradan insanın ve saray aristokrasisinin gündelik yaşam kültürünü de sunuyor. Her şeyden önce kelime hazinesine mest olduğum bir sanatçı Salah Birsel. Sıra dışı kelime hazinesi, mizahi ve iğneleyici tonu ve bunları sohbet havasında esere yedirmesi gerçekten büyük meziyettir. Salah Birsel'den öğrendiğim çok deyim oldu bu eseri okurken. Örneğin "pireyi deve yapmak" herkesçe bilinen bir deyimken kendisi bunu "sineği Anka kuşu yapmak" olarak tarif eder. "İçine kurt düşmek" deyimini "içine erik kurusu düşmek" olarak, "ölmek" eylemini ise "arka üstü yatmak", "ömür eteği kısalmak" olarak ifade eder. Salah'ın resmi tarihin unuttuğu "küçük detayları" ve gündelik yaşamın estetiğini kurtarması, edebiyat açısından oldukça değerlidir. Sayfalar arasında gezinirken adeta XX. yüzyılın Evliya Çelebisi ile yürüdüm. Bu esere bir eleştirim kronolojik dağınıklıktan ötürü olacak.
Boğaziçi Şıngır MıngırSalâh Birsel · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 1981262 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 202. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 22:56
Tarih severler için, tarihe yeni başlangıç yapacaklar için bu yazarın kitapları evvela güzel bir başlangıç noktası olacaktır. Tarihi olayların içerisine harmanlağı edebi anlatım ile birlikte edebi olaylar içerisine serpiştirdiği tarihsel anekdotlar ile okuması hayli keyifli oluyor. Bu eserinde de benzer bir yaklaşım ile Lale Devri'nin meşhur sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın velinimeti Esircibaşı'nın çingene bir kız olan Bal Hatun ile olan aşkını anlatırken aynı zamanda Lale Devri'ne dair genel bilinenlerin dışına çıkarak o dönemde bazı karakterlere ve yaşanılanlara ışık tutuyor. DİPNOT Tarihe başlangıç aşaması olarak İlber Ortaylı hocanın da tavsiye ettiği bu yazarın kitaplarını severek okuyabilirsiniz.
Tarih
EsircibaşıReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 2016119 okunma
Katre-i Matem
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 19:20
En mutlu olduğumuz anlar aynı zamanda en savunmasız olduğumuz anlardır. Bu anlarda dünyadaki bütün çirkinlikler izbe köşelere çekilir, gözümüzden kaybolur. Sevinç naraları atan kalbimiz, bütün korkunç çığlıkları duymamızı engeller. Katre-i Matem kitabında da aynı bu şekilde gerçekleşiyor olaylar. Bir tarafta Lale Devri’ ni eğlenceyle, şiirle ve musikiyle geçirenler; diğer tarafta ise açlık, sefalet ve canıyla cebelleşenler. Hikayemiz, Kara Şahin adında bir gencin aşık olduğu Nakşıgül’e kavuşmasıyla başlıyor ancak evlendikleri günün sabahına uyandığında kendisini korkunç bir gerçekle yüzleşirken buluyor. Canından çok sevdiği karısı öldürülmüştür. Bu andan itibaren Kara Şahin’in tek bir amacı vardır: Karısının katillerini bulup cezalandırmak. Bu uğurda Kara Şahin önce bir külhana katılır, orada usulsüz şahitlik eder fakat bu külhan ona hayatının en önemli dostu olacak Yanık Yusuf’u kazandırır. İkili, çeşitli maceralara katılmaktan asla geri durmaz. Payitahtın isyan kıvılcımlarıyla tutuştuğu günlerde Osmanlı’nın sokaklarında dervişlik, lale yetiştiriciliği, Sadrazam Damat İbrahim Paşa’nın casusluğu gibi çeşitli zorlu vazifelerde görev alırlar ve tüm yaşadıkları zorluklarda dostluklarına sığınırlar. Kitabımız 466 sayfa olmasına rağmen sürükleyiciliği muntazam seviyede iyi. Yazarın anlatımı o kadar başarılı ki kitabı eline aldığınız vakit kendinizi 1730’lu yılların Osmanlı’sında Lale Devri’nde yaşarken buluyorsunuz. O dönemin insanlarının yaşadıklarını hissediyor, o dönemin İstanbul’unda sokak sokak geziyorsunuz. Kitabın en sevdiğim yönü de bu oldu. 1730’lu yılların İstanbul’unda dolaşmak ve o dönemi hissetmek... Bütün kitapseverlerin keyifle okuyacağını düşündüğüm bu kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum. İncelemeyi kitaptan beğendiğim alıntılar ile bitirecek
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,5bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
Günaydın Vahdettin'in son eşi Nimet(Nevzat) Hanım'ı anlattığı "Son Kadın" adlı kitabıyla tanıdığım @saziye_karlikli 'nın @dogan_kitap etiketiyle yayımlanan son romanı #resmiaşktacirilüksnermin okurlarıyla buluştu. Kurmaca-biyografi olarak adlandırılan kitap beni öncelikli kapağıyla cezbetti. Teşekkürler #gokcenyanli. Öncesinde #lüksnermin kimdi bilmiyordum. Kitabı okudukça araştırmaya başladım. Kitap; asıl adı Şaziye Zeren Topçu olan ve 1950'li yıllardan Istanbul'da rande*vu evi işleten bir kadının yaşamı olarak başlasa da aslında siyasi konjonktürün bu işlerin içerisinde nasıl etkin olduğunu da gözler önüne seriyor. Dönemin ünlü siyasilerinin desteğiyle Nermin'in nasıl büyüdüğü ve nasıl alaşağı edildiğini de görüyoruz. Yazar şu çarpıcı soru ve yanıtla başlıyor kitabına: "Kadın bedeni üzerinden kurulan ticaretin büyük bir insanlık suçu olduğunda sorsanız herkes hemfikir olur. Madem bu kadar büyük bir suçtan söz ediyoruz, neden bitmiyor?" "Cevap sır değil; dünyanın en eski zamanlarından beri gözümüzün önünde duran gerçeği biliyoruz. Sömürüye dayalı erkek egemen sistemin en güçlüleri, bütün kaynakları, zenginlikleri ve ne yazık ki insanları yağmalamayı kendilerinde hak görüyor." Eril zihniyetin hüküm sürdüğü topraklarda sistemi büyüten de o sistemin içerisindeki insanları yuhalatıp ahlak kavramının dışına çıkartanlar da aynı kişilerdir daima. Makamları kullanılarak zevk ve sefa içerisinde yaşanan bir Lale Devri örneği adeta. Güzel geçsin gününüz
Resmi Aşk Taciri Lüks NerminŞaziye Karlıklı · Doğan Kitap · 202615 okunma
Reklam
Reklam