Esircibaşı (Lale Devri'nde Bir Aşk Romanı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
304
Gösterim
Adı:
Esircibaşı
Alt başlık:
Lale Devri'nde Bir Aşk Romanı
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050938098
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
"Uzun yıllar öncesine dönüyorum ve Murat Reis’in Oğlu’nu okumaya başlıyorum. Büyük bir hayranlıkla okuduğum bu roman uçsuz bucaksız denizlerden geçip giderek bana Osmanlı tarihini sevdiriyor. Yazarı Reşad Ekrem Koçu, Osmanlı tarihini ‘bugünde yaşatan’mucizevi, görkemli bir yazar! Reşad Ekrem’in eşsiz eseriyle dostluğum artık hep sürecek, herhalde ölünceye kadar…”
Selim İleri

“20. yüzyılın başında şehrin hüzünle yaraladığı ve şehrin hüzünlü ama tamamlanmamış bir imgesini yaratan o özel ruhlardan biridir Reşad Ekrem Koçu.”
Orhan Pamuk

Reşad Ekrem Koçu, Patrona Halil’de Osmanlı İmparatorluğu’nun hem “lüks” hem de “aydınlanma” anlamında en parlak, en ışıltılı çağı olan Lale Devri’ni ve bu devri sona erdiren kanlı ayaklanmayı bütün cepheleri ve bütün kişileriyle ele almıştı. Esircibaşı’nda ise “bir buçuk asırdan beri güzel insan alım satımıyla geçinen bir ailenin servet ve görgü mirasına konmuş olan” Esircibaşı Muhsin Çelebi’yi ve onun Çingene kızı Bal’a aşkını anlatıyor. Reşad Ekrem Koçu’nun usta kaleminden Lale Devri’nde geçen ve Patrona Halil İsyanı’yla yarıda kalan acıklı bir aşk hikâyesi.
112 syf.
·17 günde·Puan vermedi
Reşad Ekrem Koçu’dan beşinci kitabımı da okumuş bulunmaktayım. Kitabın ismi “Esircibaşı’’ alt başlığı ise”Lale Devrinde Bir Aşk Romanı”. Fakat alt başlığın kitaba uygun olmadığı düşüncesindeyim. Çünkü kitapta aşk diye nitelendirebileceğim bir durum yoktu, ki bahsedilen aşk da kitabın son dört-beş sayfasında anlatılıyor. Yani kitabın alt başlığına konulacak bir şekilde kitabın konusunu oluşturmuyor.

Kitap Lale Devri dönemini ve Patrona Halil isyanını, bu isyanın oluşma evrelerini anlatıyor. Başlarda kitaptan hiçbir şekilde roman havası alamadım. Tarihi bir araştırma kitabı gibi ilerledi ve konudan konuya atladı. Bir bölümde Esircibaşı Muhsin Çelebi’yi anlatırken, diğer bölümde Saraç Ali Bey’e, akabinde Civelek Mustafa’ya geçebiliyor. Bu da ister istemez kitabın içine girememeye ve kim kimdi diye kafa karışıklığına neden oldu. Ancak sonlara doğru olayları anlamaya ve sebep-sonuç ilişkisi kurmaya başladım, böylece de kitap daha akıcı bir hale geldi. Kitabın konusunu çok da bilmeden okuduğum için de kitaptan bir müddet sıkıldığımı ve biraz zor bitirdiğimi söyleyebilirim. O yüzden okuyacak olanlara yarar sağlasın diye tekrar ediyorum; kitap aslında Lale Devri’ni ve Patrona Halil isyanını anlatıyor. Bunun içinde de çok yoğun olmasa da ara ara Esircibaşı’nın hikayesi geçiyor.

Ben kitabı çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Ama Patrona Halil isyanının oluşması ile ilgili ekstra bir kaynak okumamıştım. Tarihin belli olayları ve dönemleri hakkında ayrıntılı okumalar yaptığım bir dönem olmuştu. O dönem Lale Devri ile ilgili de bir okuma yapmak istiyordum. Fakat sonra gerçekleştiremedim bunu. O açıdan da iyi oldu. İyi okumalar.
Kağıthane Deresi ve civarı, İstanbul'un her tabakadan halkının tekellüfsüz gidip eğlenebilecekleri yerlerdendi. Bu taraflarda İstanbul halkının gittiği yerlerden biri Alibeyköy'dü. Bir geniş çimenli dere içinde yetmiş seksen kadar çınar ağaçlarıyla müzeyyengün görmez bir teferrücgahtı. Onun az ötesinde '' Lalezar Mesiresi'' vardı. 16.asırdan beri meşhur Kağıthane laleleri burada yetiştirilirdi. Lale vakti bu mesireyi görmek, aklı perişan ederdi. Kağıthane Deresi kenarında '' İmrahor Kasrı Mesiresi'', Ali Osman padişahlarının atlarının çayırlandığı yerdi. Dere kenarında, eski ve ahşap bir kasrı vardı. Etrafı azim çınarlardı. Burada olan arpa, tirfil, yonca bir yerde olmazdı, meğer ki Bingöl Yaylası ola. Derisi kemiğine yapışmış bir at getirilse, o çimenden on gün yese semirirdi. Onun yanındaki asıl Kağıthane Mesiresi'ne gelince, Arap ve Acem, Hint, Yemen, Habeş seyyahları burayı gördüklerinde, '' Bizim diyarlarda eşi yoktur'' derlerdi. Ab ve havasının letafeti kaleme ve dile gelmezdi. Kaynağı Karadeniz Boğazı'na yakın Levent Çiftliği civarında bulunan bir dere akardı ki, İstanbul'un bekar çamaşırları yıkayan bütün çamaşırcıları oraya giderler, don ve gömlek ve destarları orada yıkarlardı.
Reşad Ekrem Koçu
Sayfa 45 - Doğan Kitap 3. Baskı, 2016

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Esircibaşı
Alt başlık:
Lale Devri'nde Bir Aşk Romanı
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050938098
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
"Uzun yıllar öncesine dönüyorum ve Murat Reis’in Oğlu’nu okumaya başlıyorum. Büyük bir hayranlıkla okuduğum bu roman uçsuz bucaksız denizlerden geçip giderek bana Osmanlı tarihini sevdiriyor. Yazarı Reşad Ekrem Koçu, Osmanlı tarihini ‘bugünde yaşatan’mucizevi, görkemli bir yazar! Reşad Ekrem’in eşsiz eseriyle dostluğum artık hep sürecek, herhalde ölünceye kadar…”
Selim İleri

“20. yüzyılın başında şehrin hüzünle yaraladığı ve şehrin hüzünlü ama tamamlanmamış bir imgesini yaratan o özel ruhlardan biridir Reşad Ekrem Koçu.”
Orhan Pamuk

Reşad Ekrem Koçu, Patrona Halil’de Osmanlı İmparatorluğu’nun hem “lüks” hem de “aydınlanma” anlamında en parlak, en ışıltılı çağı olan Lale Devri’ni ve bu devri sona erdiren kanlı ayaklanmayı bütün cepheleri ve bütün kişileriyle ele almıştı. Esircibaşı’nda ise “bir buçuk asırdan beri güzel insan alım satımıyla geçinen bir ailenin servet ve görgü mirasına konmuş olan” Esircibaşı Muhsin Çelebi’yi ve onun Çingene kızı Bal’a aşkını anlatıyor. Reşad Ekrem Koçu’nun usta kaleminden Lale Devri’nde geçen ve Patrona Halil İsyanı’yla yarıda kalan acıklı bir aşk hikâyesi.

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Mehmet Emre Topcu
  • Esma karaköse
  • onur özdağ
  • murat murat
  • Mehmet Yılmaz
  • Merve
  • MERİÇ BİLEN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%40 (2)
7
%60 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0