Doğru söylediğimiz zaman bize deli denileceğinden korkuyoruz. Sözümüzü tuttuğumuz zaman enayi yerine konacağımızdan korkuyoruz, emanete hıyanet etmezsek dünyadaki itibarımızın kaybolacağı yanılsaması içine düşüyoruz. Böyle bir çark dönüyor dünyada ve imanı arayanlar birbirlerini tanımakta büyük zorluklarla karşılaşıyorlar. Halbuki böyle olmaması lazım. Münafıkların durumunun sıkıntıda olması gerektiği düşüncesi Müslümanlığa hakim olduğu halde Müslümanlar arasında imanın yüksek derecelerinin pek de dünya hayatında işe yaramadığı fikri şu gün yaygın gibi görünüyor. Allah hepimizi münafıkların şerrinden korusun. Bu kötü gidişin karşısına geçebilecek insanlardan eylesin. Allah bizi de imanın yüksek katlarına ulaştırsın diyelim, bu duayla bu konuyu bitirelim.
Konuyu çok dağıtmadan şu noktayı vurgulayarak bu yazıyı bitirelim:
Müslümanlık, bütün ilahi metinler hesaba katıldığı zaman insan tekinin mümkün olduğu derecede aşağılık, süflî özelliklerden arınması, mümkün mümkün olduğu derecede ulvi özelliklerle donatılması sürecinin bir parçasıdır. Dolayısıyla, elbette bu ulvi özellikleri taşıyan insanın ilk yapacağı şeyin, çirkin bir iş gördüğü zaman onu eliyle değiştirmek olması lazım. Müslümanların hesaba katılmayacak derecede vasıfsız olmaları kabul edilebilecek bir durum değildir.
İlk İsmet Özel kitabımı aldım:) okumaya başladım ve bu zamana kadar niye almamışım okumamışım diye çok üzülüyorum çünkü bir kitaptan beklediğim fikri açlığı çok ve hızlı doyuran bir eser...
Kırk Hadisİsmet Özel