Meryem

4/10
·400 syf.··
2025 23. kitabı
" Orhan Kemal'in, ağlayarak yazdım, dediği kitap." cümleleri ve son zamanlarda adını sıkça övgüyle duymam üzerine başladım El Kızı'na. Sürükleyiciliğine, okuru elinde tutmasına kesinlikle diyecek yok. Konunun toplumumuzda muhakkak duyduğumuz sorunlar üzerine kurulu olması sayesinde iyice merakımızı cezbettiriyor. Fakat özellikle kitabın ortalarından sonra dramın dozu artıp bitene kadar artarak devam etmesi beni bunaltmadı değil. Özellikle sona doğru dramı arttırayım derken bence abartıp bi hayli saçmalamış Orhan Kemal. Nazan karakterinin düşmediği durum kalmadı, hiç mi iyi bir şey haketmedi bu kadın diye kapattım kitabın kapağını. Pek çoğumuzun duygulanıp ağlattığı kitap beni sinir krizine soktu doğruyu söylemek gerekirse. Özellikle günümüz şartları altında siz de benim gibi dünyadan kaçıp kitapları kendinize sığınak olarak görüyorsanız bu kitabı önermiyorum. Mutsuzluk, haksızlık, kaçtığımız adaletsizliğin, ezilmenin fazlasını göreceksiniz çünkü kitapta...
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
2/10
·108 syf.··
2025 20. kitabı
Kitabın kapağı ve içeriğinin birbiriyle hiç uyuşmadığı bir kitap. Zor okunduğunu, akıcı olmadığını duymuştum bunu anlam derinliğine bağlamıştım fakat elime alınca hiç de öyle olmadığını anladım. Fildişi ticareti yüzünden yerli halka yapılan sömürgeciliği anlatıyor zannederek okumaya niyetlendim ama olaylar arasındaki bağlamlar o kadar zayıf ki hiçbir şey anlaşılmıyor. Hele sonlara doğru Kurtz isimli karakterin ilahlaştırılması o kadar saçma, sinir bozucu ve anlamsızdıki kitabı biteremeyeceğimi düşünüp bırakmaya niyetlendim. Ben okurken çok yoruldum 110 sayfayı 3 günde anca okuyabildim. Okuyacak olan arkadaşlara pek tavsiye edebileceğim nitelikte bir kitap değil en azından fazla beklenti içinde olmasınlar.
Karanlığın YüreğiJoseph Conrad · Cem Yayınları · 20155,5bin okunma
4/10
·496 syf.··
2025 16. kitabı
Yazarın okumuş olduğum ilk kitabıdır Penceresiz Ev ve henüz ilk kitabında beni hayal kırıklığına uğrattı. Konusu muhteşem fakat genel olarak bakacak olursak diyaloglar bana çok yapmacık geldi, anlatımını fazlasıyla karışık, kopuk, zayıf ve gereksiz uzun buldum. Kitap benim beklentimi karşılamadı olayların havada kaldığını düşünüyorum.
Penceresiz EvNadia Hashimi · Arkadya Yayınları · 2020601 okunma
" Öç benimdir, karşılığını ben vereceğim. "
10/10
·1062 syf.··
2025 5. kitabı
İncil'den alıntıyla başlayan kitap, bittiğinde tam olarak ilahi anlamda biz özet niteliği taşıyor benim yorumumla. " Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir. " cümlesi ile başlayan ve beni içine hapseden bir eserdir Anna Karenina. Günlerdir bitmemesi için az az okuduğum, asla boğulup sıkılmadığım, tüm karakterlerle ayrı ayrı konuşup tartıştığım, bazen kendimce gülüp çokça da sinirlendiğim ve bittiği için derin bir boşluğa düştüğüm şaheser... Doğruyu söylemek gerekirse kitaba başlamadan önce uzunluğundan dolayı tereddütte bulunup okumayı ertelemiştim ama çoğumuzun bildiği ve Tolstoy'un bu kitabı ele aldığında çok içselleştirip Anna'nın ölümü üzerine yaşadığı derin üzüntü merakımı iyice alevlendirdi ve nihayetinde başlamaya karar verdim. Şimdi de çevremdeki arkadaşlarıma üzerine konuşmak istediğimden ötürü okumaları için ısrarda bulunuyorum :) Anna'dan uzun uzun bahsetmek isterim fakat benim için ana karakter kendisi değil, Levin. Levin baştan sona gerek sadakati gerek çektiği varoluşsal sancı, aradığı sorular, Kiti'ye duyduğu aşk, aralarında emekle ortaya çıkan ilişki beni çok etkiledi. Sonlara doğru geçirdiği başkalaşım çok çok kıymetliydi. Diğer karakterlerin yanında bendeki yeri bambaşka. Anna içinse fazla iyimser olamıyorum anlamaya çalıştığım ama asla hak vermediğim, sevmediğim ve sevebileceğimi düşünmediğim bir karakter. Kendisine karşı bu kadar katı olmamın sebebi aldatma değil bana göre tamamen bencil olmasıdır. Kocasıyla aralarında tam olarak bir sevgi bağı yoktu daha ziyade tekdüze bir yaşamları vardı. Kocası için en önemli unsur toplumdaki konumu, prestiji. Her ne kadar kocasına kızsak da olayların seyrinde ona da acımadım değil. Hatta sonlara doğru benim için kıymetlenmiştir bile. Anna için temiz olmak, doğru
1000Kitap
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
10/10
·160 syf.··
2024 38. kitabı
İlk olarak Huzursuzluk kitabı ile tanışmıştım Zülfü Livaneli'nin kalemiyle. Beynimde yer edinen ve tekrar okumaktan kesinlikle sıkılmadığım ve her okuyuşumda farklı cümlelerine gönül verdiğim, benim için çok önemli bir kitap. Livaneli'nin eserlerinde en sevdiğim yön bana bazı kavramlar katıp bende araştırma isteği uyandırması ve farklı kültürlerle tanıştırması. Kitaba dönecek olursam kimine göre İslamiyeti kötü gösteriyor olarak algılansa da ben yazarın herhangi bir dini kötülediğini ya da olayları abarttığını düşünmüyorum. Söz konusu olan şey din değil insanlık. Sırf inandığımız dini kötü göstermeyelim diye yine bizimle aynı dine inandığını düşündüğümüz insanların yaptıkları zulmü 'dindaşlık' adı altında görmezden gelip bunu dile getiren kişiyi 'din düşmanı' diye yaftalamanın da insanlığa sığar yanı olduğunu düşünmüyorum. Beni kitaba bağlayan unsur da malesef din, dil, ırk farketmeksizin dünyanın herhangi bir yerinde insanların gerçekten böyle zulümleri yaşıyor olmaları. Zulmün dini, kimliği olur mu? Bazen durup bir bakmak lazım diye düşünüyorum, olanları görmek için kitaba gerek yok ki... Neyse... Kendi adıma konuşmam gerekirse Livaneli'nin bu kitabı benim yüreğime çok işledi. Bi şans verin derim...
1000Kitap
HuzursuzlukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021117,8bin okunma