“Sevgili çocuklar, bu öykü bir ibret öyküsü değildir. Bu öyküyü birbirinizi daha iyi tanımanız için kaleme aldım. Büyüklerin de sizi bu vesileyle daha iyi anlayacağını umuyorum. Bu öyküyü onlara da okutun.” demiş Samed Behrengi. Samed Behrengi’yi okuyunuz, okutunuz. Kendinize ve çocuklarınıza çok şey katmış olursunuz.
Yavaş yavaş okudum. Ruh hâlimin götürdüğü şekilde. Yavaş okumamın sebebi güzelliğiyle, özelliğiyle ilgili. Selahattin Demirtaş, yazdıkça açılıyor, yazdıkça kalemi güzelleşiyor, ilk kitabı da çok iyi olmasına karşın çıkardığı her kitapta kaleminin bir öncekine göre geliştiğini görüyoruz. Uzun uzun yazmayacağım. Okulu bitireceğim dönem tez olarak Demirtaş’ın kitaplarını incelemeyi çok isterim, lakin böyle bir şey malum şartlarda zor görünüyor. Tez olarak olmasa bile bir gün mutlaka her kitabını inceleyeceğim. Bunu yapmadan ölmek istemiyorum. Son kitabım olabilir demiş, diğer kitapları için de bunları hissettiği için üzülmüyorum, son olmayacak, biliyorum. Önyargılarınızı kırmanızı, sindirerek okumanızı dilerim. Teşekkürler, Selahattin Demirtaş...
Ayrıca, kitabın kapağındaki “başak”lara kalbimin bir parçasını bıraktım. ️
Kitabı henüz bitirmeden yazıyorum ama kendimi tutamadım. Kitapta yazım yanlışları, anlatım bozuklukları çok fazla. Avesta’nın bölümlerini çeviren başka yazarlar da olmuştur mutlaka, henüz bakmadım onlara, bu elime geçen ilk kitaptı. Diğer çevirilere de göz atıp kitabı öyle almanızı tavsiye ederim.
En sevdiğim çocuk kitaplarından birisi oldu. Tüm çocuklar, Toprak Ana’nın kocamann sevgisini hissetsinler diye Muti’nin Maceraları’na katılmalı. Okuyunuz, okutunuz!
Öyle çok benimsediğim cümleleri var ki. “Hayalci” olmanın getirilerini, götürülerini, ruhsal durumunu çok iyi bilirim, bildiklerimi okuyorum bu güzel kitapta. Benimsediğim cümleleri burada paylaşacaktım ancak o kadar çoklar ki birçok satırını ‘demek yalnız değilim’ diyerek okudum. Harika.