İçimizdeki Şeytan'dan sonra bu kitaba büyük umutlarla başlamıştım, ancak beklediğim gibi olmadı. Zamanına göre normal olarak karşılanıyor olabilir fakat üvey kardeşe duyulan aşka pek anlam veremedim ve böyle bir hikayenin çok beğeni toplamasına şaşkınım. Bu romanın overrated olduğunu düşünüyorum. İçimizdeki Şeytan ile kıyaslanamaz bile.
Hikaye akıcı ilerliyor özellikle mektuplaşma kısımları çok zevkliydi. İrfan Galip'in sevgisini ifade edişi, inandığı şeyden vazgeçmeyişi güzel bir dille anlatılmıştı.
Distopik eserleri oldum olası sevmişimdir, bu da sevdiklerimden biri oldu. Çok geç keşfettim farkındayım ama iyi ki keşfettim diyorum. Filmi de umarım kitabı kadar başarılıdır, izlemeye gidiyorum.