Hayvanlara ne yaptıysak birbirimize de aynı muameleyi yaptık biz. Katliamdan işkenceye, sürgünden sömürüye ne yaşadıysak, aynı azabı önce hayvanda denedik. Kötülüğü önce doğada temrin ettik, sonra birbirimizde. Aklına gelebilecek her şeyi, uçmayı, tırmanmayı, yüzmeyi, yuva yapmayı onlardan esinlendik. Sonra haince uygarlığın dışına attık onları.
Kayıbız Helin, hepimiz kayıbız. Kimyamız bozuk bizim. Toprağa tutunacağımıza ölüm korkusuna tutunuyoruz. Açgözlülüğümüz ondan. Meyveyi ağacından toplar gibi bedenle ayırıyoruz birbirinden. Beden, düşüncesi olmayan ham bir şey oluyor o zaman.
Sadece hayatlarımızla bölük değiliz birbirimizden, dilim dilim zamana da bölünüyoruz. Bazen, eski zaman parçalarımıza bakınca kendimizi hatırlayamıyoruz.