bir gün ben de yaşamıştım aranızda
hepsi bu kadar
lekem yoksa, izim kalmamışsa,
bir tortu bile değilsem hafızanızda
yine de güzeldi her şey şiirime değdi
dünya elli yıl, eteğimdeki taşlar
Her ölüm dünyada bir çatlak açar – bir boşluk bırakıp öyle gider her kişi : öteki kişiler de, şimdi, o çatlağı kapatmakla, o boşluğu doldurmakla görevlendirilmiş hissederler kendilerini.
Onu son gördüğümde, ağırlaşmışçasına öne düşmüştü başı. Saçları alnını, gözlerini örtüyordu. En korktuğum, o an bakışlarını yerden kaldırıp bana bakmasıydı. En koktuğum... En çok istediğimde buydu, bakması, görmesi, bir sözcük mırıldanmasıydı. Bir işaret, bir sitem, bir veda... Hiçbirini yapmadı. İşte böyle bıraktı gözlerini bende. Bırakılacak başka kimsesi olmadığı için.