O adi heriften gerçekten nefret ediyorum. Her ne kadar yeterince kötü biri olsa da sadece ondan değil temsil ettiği her şeyden nefret ediyorum. Her gün evden işe, işten eve gelen adam. Takım elbiseli adam. İş adamı. Daima bir konuda ağlayıp sızlar, asla tatmin olmaz. Tren gecikti, hava çok soğuk, çok yoruldum. Hepsi aynı, gelişimini tamamlamış takım elbiseli bebekler gibiler. Oyuncaklarını evrak çantalarında taşıyorlar, bisiklet yerine trene biniyorlar, annelerinin yerini eşleri alıyor, sütün yerini ise bira... Ne demek istediğimi anlıyor musun? Büyümüşler ama ayyaş çocuklar olmaktan öteye gidememişler sanki.