·
Okunma
·
Beğeni
·
2.426
Gösterim
Adı:
Ölüm Defteri
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
297
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051881126
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Bunker Diary
Çeviri:
Hilal Dikmen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
GO! Kitap
Kör olduğunu sandım. Beni böyle kandırdı.
Beş aydır sokaklarda yaşayan 16 yaşındaki Linus bir akşam yardım etmek istediği bir adam tarafından ilaçla uyutulup kaçırılır. Kendine geldiğinde bütün odalarına kameralar yerleştirilmiş olan beton bir binada tek başınadır. Günler geçtikçe, onun gibi kaçırılan yeni insanlar gelir. Önce küçük bir kız, sonra genç bir kadın, sonra bir adam, sonra bir adam daha… Her birinin odasına birer defter ve kalem bırakılmıştır. Elinizdeki kitap Linus Weems’in ölüm defteridir.
297 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
“Kör olduğunu sandım.Beni böyle kandırdı.”

16 yaşında evden kaçan Linus’un yeryüzündeki son sözleri gibi adeta.Linus kaçırıldıktan sonra kendini bodrumvari bir yerde buluyor.6 odanın,bir mutfağın ve bir asansörün bulunduğu bir bodrum hayal edin.Ve unutmadan 6 tane defter ve 6 tane kalem.Neden her şeyden 6 tane var,bunu bende anlayamadım.Zamanla diğer insanlarda kaçırılıyor,uyandıklarında kendilerini burda buluyorlar.
Farklı ırktan,farklı yaştan bu altı insanın buradan kaçmaları gerekiyor.Yoksa her şey için çok geç olabilir.

Kitap oldukça akıcı,sürükleyici ve anlatımı basit.Bu kitabı okurken sanki bir hız trenine biniyorsunuz ve tren sürekli yukarıdan aşağıya inerek sizi korkutuyormuş gibi.Heyecan,korku ve gerilim hep var.

Kitabın konusu ise oldukça özgün.Acaba şimdi o mahzende ne yapıyorlar,ne yaptılar,kaçabildiler mi diye adeta meraktan kuduruyorsunuz ve kitap akıp gidiyor.

Kitapta sevemediğim tek nokta karakter derinliğinin olmayışı.Tamam Linus bize geçmişini anlatıyor,mahzende olanları,neler hissettiğini de anlatıyor ama diğer karakterler hakkında bir fikrimiz olamadan kitap bitiyor.

Kitabın kısa oluşu da beni mutsuz etti.Aklımdaki sorulara cevap vermedi,çok monolog bir şekilde ilerledi.Sonu da beni tatmin etmedi,kitap bitince adeta kalakaldım.”Bu mu yani” dedim.

Ama bu kitap sırf yukarıdaki adamın günden güne aşağıdakilere yaptığı eziyetler,grup arasında geçen o hiyerarşik düzen ve sürekli körüklenen merak duygusu için okunur arkadaşım.

Kitaplı günler :)
297 syf.
·Beğendi
Ben bu kitabı 1 günde bittirdim o kadar sürükleyici ve bağlayıcı bir kitap ki ben çok beğendim gerçekten sadece daha fazla uzatılabilirdi ya da aralara bizi daha çok dehşete düşürecek olaylar anlatılabilirdi. Kitabı okurken pek şaşırdığım durumlar olmadı okuyucunun beklemediği şeyleri birden anlatsaydı dahada güzel olurdu ama kitabın günlük şeklinde anlatılması güzel Fikir beğendim sonu istediğim Gibi bittmedi onun dışında kendi çapında çok güzel bir kitap
297 syf.
·6/10 puan
Konusuyla okuyucuyu çeken bi kitap fakat okumaya başladıktan sonra sonu tahmin edilebilir ve herkese göre değişecek şekilde yorumlanabilir. Bunu dememin sebebi kitabın aslında ana karakterin günlüğü şekilde yazılması. Sonu kimileri için olması gereken gibi, kimileri içinse ya 3. Kişi anlatımından ya da o 6 kişiyi oraya koyan adamın anlatımından yazılarak bize 'neden, nasıl, amacı neydi?' Tarzı soruların yanıtlanması yönündeydi. Çünkü o kadar okuyorsunuz merak ediyorsunuz ve ortada bi cevap yok. Bilinmezlik çoğu zaman sinir bozucudur.
297 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Ne diyebilirim bilmiyorum. Cidden spoi vermek istemiyorum ama sonu böyle bitmesin isterdim. Kitaptan çok şey öğrendim, bana fazla şey kattı. Özellikle yemek ile ilgili ::)

Linus, başkarakter. Çok zengin ve ünlü bir babası var fakat o sokaklarda yaşamayı tercih etmiş. Ve sonra kaçırılıyor zaten. Ne diyebilirim, düşünceleri ve Ölüm Defterine yazdığı notları alıntılarımda bolca görmüşsünüzdür.

Dediğim gibi, son derece ilgi çekici konusunun yanında verdiği önemli bilgiler var bence. Sadece keşke sonu farklı olsaydı :/
297 syf.
·9/10 puan
Sonunu ne kadar bilsemde kabul edemedim. Zaten böyle olacağı kapakta yazan sözlerde vardı. İnsanın aklında çoğu soru kalıyor: " O adam kimdi? Amacı neydi? Neden onları korkutmak istedi?" ...
Fakat bunun çocuğun bildiklerini yazdığı bir günlük olduğunu unutmamak gerek. Bence adamın kitabı yarım bırakma nedeni devamını bizim getirmemizi istemesi. Bana kalırsa o defteri polisler buldu. Sonra soruşturma falan. Neyse bunlar bende kalsın esas soruya gelelim. Okunulur mu? Okunulur.
297 syf.
·Puan vermedi
İsminden da anladığımız gibi sonu kaçınılmaz bir gerçek. Ne kadar sonunu anlamış olsam da merakla okuduğum bir kitaptı. Ama aklımdaki soruların cevaplarını alamadım
O adam kimdi? Neden böyle bir şey yaptı? Sonunda adama ne oldu?
Muhtemelen sizde bu soruları merak etmişsinizdir ya da okursanız merak edeceksiniz. Bu soruları kitaptan çok bir şeyler kaybettirmiyor. Olay örgüsü güzel, merak uyandırıcı ve akıcı. Keyifli okumalar dilerim.
297 syf.
·8/10 puan
Yazmaya nasıl başlasam emin değilim kitap üzerimde büyük bir etki bırakmıştı. Çok uzun zaman önce okudum ama hâlâ en sevdiğim kitaplar kategorisinde en üstlerde yer alıyor. Kurgu, olay ve düşünce çok güzel. Ana karakterin günlüğü şeklinde yazılmış ve bence bu çok hoş bu şekilde yazılan eserleri daha çok seviyorum. Tek sorun kitabı bitirdiğinizde sanki uzay boşluğunda gibi hissetmeniz çünkü çok fazla cevapsız soru var. Neden diye düşünüyorsunuz sürekli. Sonunun daha farklı olmasını isterdim ama kitaba göre en ideal son bu oldu çünkü sonu yazıldığı gibi olmasaydı bu günlüğü okuyamazdık. Çok sevdim ve çok etkilendim.
297 syf.
·Puan vermedi
Anlatımı ve olay döngüsüyle insanı adeta etkiliyor oldukça aksiyon dolu bir kitap. Sorsınız bir evde ne gibi aksiyonlar olabilir? Okumadığınız sürece bunu anlayamazsınız birden hayatta kalma arzusuyla hareket eden Linus sizlere birçok duygular aşılayacak korku, heyecan, üzüntü... Okumuş olduğunuz bu kitapta sanat da ihmal edilmemiş yalnızca böyle bir son beklenemezdi devamı gelebilirdi. Okumanızı tavsiye ederim :)
297 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitabı ne zaman görsem aklıma hep tek lokmalik atıştırmalıklar. Çok güzel, tek seferde okunacak, tadı damakta kalacak bir kitap. Bu kitabı görünce zihnimde rutubet kokusu canlanması da cabası.
297 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Bu nasıl bir kitap böyle!!
Başlarında beni pek fazla sarmasada yine de ilgimi çekmeyi başarmıştı. Olaylar pek hızlı ilerlemese de okuması çok zevkliydi ama kitabın ortalarına doğru gelince adeta başımı kaldıramadım. Kitap ana karakterimizin günlüğü aslında bu yüzden de olayların gidişatını ondan öğreniyoruz. Onun anılarını ve gün geçtikçe nasıl delirdiğini hep bu sayfalarla beraber biz de yaşıyoruz. Bazen bizimle sohbet ediyor, bazen kendiyle.
Romanın ortaları çok güzeldi dedim ya siz sonunu bekleyin asıl. Merak etmeyin spoiler vermeyeceğim :) ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki kitabı bu kadar etkikeyici, vurgulayıcı ve akılda kalıcı yapan en önemli şey kesinlikle sonuydu. Sırf sonu için milyon kere daha okuyabilirim bu kitabı..
Uzun lafın kitabı mutlaka okuyunn
297 syf.
·1 günde·9/10 puan
Okurken iliklerime kadar rahatsız hissettiğim sayılı kitaplardan. Betimlemeleri oldukça iyiydi. Bu kadar yoğun bir şekilde olanları hissettirdiyse amacına ulaşmış demektir. Başarılı bir eser.
Fikirlerin bir bedene ihtiyacı yoktur.Havaya ihtiyaçları yoktur.Yiyeceğe,suya veya kana ihtiyaç duymazlar.O yüzden beni öldürseniz bile hala sizi düşünüyor olacağım.
Kevin Brooks
Sayfa 127 - Linus

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölüm Defteri
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
297
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051881126
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Bunker Diary
Çeviri:
Hilal Dikmen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
GO! Kitap
Kör olduğunu sandım. Beni böyle kandırdı.
Beş aydır sokaklarda yaşayan 16 yaşındaki Linus bir akşam yardım etmek istediği bir adam tarafından ilaçla uyutulup kaçırılır. Kendine geldiğinde bütün odalarına kameralar yerleştirilmiş olan beton bir binada tek başınadır. Günler geçtikçe, onun gibi kaçırılan yeni insanlar gelir. Önce küçük bir kız, sonra genç bir kadın, sonra bir adam, sonra bir adam daha… Her birinin odasına birer defter ve kalem bırakılmıştır. Elinizdeki kitap Linus Weems’in ölüm defteridir.

Kitabı okuyanlar 174 okur

  • Ayça Kıral
  • Yiğit.
  • Kitap Okur
  • mel
  • Eray Avcı
  • melike
  • Ali Önder Aydın
  • C
  • Ayşe nazlı çetin
  • Gizem Codar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%11.5
13-17 Yaş
%61.5
18-24 Yaş
%3.8
25-34 Yaş
%11.5
35-44 Yaş
%3.8
45-54 Yaş
%7.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%82.1
Erkek
%17.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (19)
9
%15.8 (12)
8
%22.4 (17)
7
%13.2 (10)
6
%13.2 (10)
5
%6.6 (5)
4
%0
3
%2.6 (2)
2
%1.3 (1)
1
%0