·
Okunma
·
Beğeni
·
1994
Gösterim
Adı:
Ölüm Defteri
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
297
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051881126
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Bunker Diary
Çeviri:
Hilal Dikmen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
GO! Kitap
Kör olduğunu sandım. Beni böyle kandırdı.
Beş aydır sokaklarda yaşayan 16 yaşındaki Linus bir akşam yardım etmek istediği bir adam tarafından ilaçla uyutulup kaçırılır. Kendine geldiğinde bütün odalarına kameralar yerleştirilmiş olan beton bir binada tek başınadır. Günler geçtikçe, onun gibi kaçırılan yeni insanlar gelir. Önce küçük bir kız, sonra genç bir kadın, sonra bir adam, sonra bir adam daha… Her birinin odasına birer defter ve kalem bırakılmıştır. Elinizdeki kitap Linus Weems’in ölüm defteridir.
297 syf.
·6/10
Konusuyla okuyucuyu çeken bi kitap fakat okumaya başladıktan sonra sonu tahmin edilebilir ve herkese göre değişecek şekilde yorumlanabilir. Bunu dememin sebebi kitabın aslında ana karakterin günlüğü şekilde yazılması. Sonu kimileri için olması gereken gibi, kimileri içinse ya 3. Kişi anlatımından ya da o 6 kişiyi oraya koyan adamın anlatımından yazılarak bize 'neden, nasıl, amacı neydi?' Tarzı soruların yanıtlanması yönündeydi. Çünkü o kadar okuyorsunuz merak ediyorsunuz ve ortada bi cevap yok. Bilinmezlik çoğu zaman sinir bozucudur.
297 syf.
·9/10
Sonunu ne kadar bilsemde kabul edemedim. Zaten böyle olacağı kapakta yazan sözlerde vardı. İnsanın aklında çoğu soru kalıyor: " O adam kimdi? Amacı neydi? Neden onları korkutmak istedi?" ...
Fakat bunun çocuğun bildiklerini yazdığı bir günlük olduğunu unutmamak gerek. Bence adamın kitabı yarım bırakma nedeni devamını bizim getirmemizi istemesi. Bana kalırsa o defteri polisler buldu. Sonra soruşturma falan. Neyse bunlar bende kalsın esas soruya gelelim. Okunulur mu? Okunulur.
297 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitabı ne zaman görsem aklıma hep tek lokmalik atıştırmalıklar. Çok güzel, tek seferde okunacak, tadı damakta kalacak bir kitap. Bu kitabı görünce zihnimde rutubet kokusu canlanması da cabası.
297 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Bu nasıl bir kitap böyle!!
Başlarında beni pek fazla sarmasada yine de ilgimi çekmeyi başarmıştı. Olaylar pek hızlı ilerlemese de okuması çok zevkliydi ama kitabın ortalarına doğru gelince adeta başımı kaldıramadım. Kitap ana karakterimizin günlüğü aslında bu yüzden de olayların gidişatını ondan öğreniyoruz. Onun anılarını ve gün geçtikçe nasıl delirdiğini hep bu sayfalarla beraber biz de yaşıyoruz. Bazen bizimle sohbet ediyor, bazen kendiyle.
Romanın ortaları çok güzeldi dedim ya siz sonunu bekleyin asıl. Merak etmeyin spoiler vermeyeceğim :) ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki kitabı bu kadar etkikeyici, vurgulayıcı ve akılda kalıcı yapan en önemli şey kesinlikle sonuydu. Sırf sonu için milyon kere daha okuyabilirim bu kitabı..
Uzun lafın kitabı mutlaka okuyunn
297 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Açık kapı bırakan kitapları pek sevmediğimden mütevellit,kitap sonunda "e şimdi ne oldu" demiştim. Fazla bir görüşüm yok. Okunmayacak gibi değil ama okunmasa da olur.
297 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Kitabın "anılar" kısmı hariç çok sürükleyici ve devamını merak ettiren bir kitaptı. *Spoiler*
Kitabın sonunda hiçbir şey olmaması ve kötü bir şekilde bitmesi bence kitabı özgün yapan şeylerden birisiydi.
297 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Kitap boyunca Linus adındaki gencin, odasında kendisine verilen defterine yazdığı notları okuyoruz, bu da okuyucuyu gerilim ta kendisi yapmayı başarıyor. Yazar gerçekten de bu konuda oldukça ustaca detaylara girmiş. Filminin olmasını istemiştim, ama kitap zaten okunmaya başlandığı andan itibaren bir film tadında ilerliyor, ister istemez kelimeler gözlerinizin önünde hızla canlanıyor, hatta hareket ediyor. Eğer filmini yapacaklarsa da, kitabına tamamen sadık kalınarak yapılması gerektiğini düşünüyorum. Sayfalar ilerledikçe bir süre sonra biri çocuk olmak üzere dört kişi tıpkı Linus gibi kaçırılıyor ve gizli kameralarla dolu binaya hapsediliyorlar. İlk başta başlarına gelenleri anlamaya çalışıyorlar, neler olduğunu çözmeye çalışıyorlar, ama her geçen gün onlar için biraz daha çekilmez bir hal alıyor. Okumanızı şiddetle tavsiye ettiğim bir kitap, inanın pişman olmayacaksınız.

Spoilersız ayrıntılı yorumu için; http://merilands.com/...ri-kitap-incelemesi/
297 syf.
·5/10
Ne düşünsem bilemiyorum. Kitabın konusu aklımı başımdan alacak kadar orijinal değildi fakat bir kere okumaya başlanıldığında akıp gidiyor, onu söylemek lazım. Kitap, ana karakterimizin günlüğü olarak geçiyor bu yüzden hikayede olan birçok olayı tek bir açıdan dinliyoruz, bu bende tonlarca soru işareti bıraktı ve bana kalırsa kitap üçüncü kişi ağzıyla anlatılsaydı daha güzel olurdu. Diğer karakterlere ve hikayeye daha derin bakma şansımız olurdu o şekilde. Zaten bu hikaye bir kişinin gözünden anlatıldığı için okuyucu olarak o kocaman boşlukları hayal etmekten başka çaremiz yok. Sonu tahmin edilemez değildi ama yine de az buçuk sarstı beni. Okunur.
297 syf.
·5/10
Neresinden tutsam elimde kalan bir kitap oldu.
Aslında çok iyi başladı. Kurgu çok güzeldi, kitabın günlük şeklinde ilerliyor olması tamamen karakterin yaşı ve durumu baz alınarak yazılması artı yönleriydi. Fakat bu yeterli değildi ve okuyucuda bir çok soru işareti bıraktı gitti.
Keşke üçüncü şahıs anlatımda olsaydı aralarda ve biz olayın iç yüzünü de öğrenebilseydik. O zaman cidden çok iyi bir kitaptı diyebilirdim.
Son olarakta ucu açık finallerden hiç hoşlanmıyorum. .
297 syf.
·10/10
Linus benim için çok özel bir karakterdi. Kitap hemen bitti, zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadığın insanlar lazım diyorlar ama bence sadece kitaplar yeterli. Bize sadece zamanın nasıl geçtiğini anlamadığın kitaplar lazım. Konu yukarıda yazıyor zaten. Kitaptaki karakterlerin bazılarından hiç hoşlanmadım, bana çok aptal geldiler. Düşünceleri olsun, yaptıkları olsun, bencillikleri olsun, kaçırıldıkları kişiye/kişilere (?) güvenmeleri olsun... Hala o adamı gözümde canlandırmaya çalışıyorum acaba nasıl biri, kimdi, neden? Kitabın sonu çok açık bırakılmıştı ve artık bu kitaplar beni çok strese sokuyor. Sonunu bilmiyorum çünkü. O kimdi bu kimdi buna noldu şuna ne oldu gibisinden sorular sorarak sürekli kendimi strese sokuyorum. Sonuçta bir kitabı sonu için okuyorum ve o istediğim sonu alamayınca da deliye dönmek normal bence. Onun dışında;olayların akışı, yazarın dili, Türkçe çevirisi gayet başarılı geldi bana. Okurken zevk aldım, tek bir yazım hatasına rastlamadım. Go Kitap'ları bende genel olarak garip bir etki bırakıyor zaten, ayrı hissediyorum kitabı kapattığımda. Farklı.
297 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Aslında konusu falan gayet güzel bir kitap dili de çok hoştu ancak sonu çok anlamsız geldi daha doğrusu kitabı ilk okumaya başladığımda sonunu tahmin ettim ama ikinci bir kitap daha olur sanmıştım ve onunda onları kaçıran kişinin ağzından olucağını düşünmüştüm ancak sonra kitabın 2013 yılında çıktığını öğrenince biraz üzüldüm. Kitabı okumamışlar için konuya gelirsek:
Linus adında bir genç sokakta kör olduğunu sandığı bir adama yardım etmeye çalışırken kaçırılıp sığınak tarzı bir yere hapsedilir. Ancak ne kapı ne pencere vardır sadece bir asansör. Aynı zamanda her şey altı tanedir: altı oda, altı sandalye, altı defter, altı tabak… Sonra bir gün küçük bir kız gelir ardından dört kişi daha. Kitap ise Linus odasında bulunan deftere yazdığı şeylerden oluşuyor. Bir günlük gibi. Kitapta en sevdiğim şey bazı yerlerde Linus’un defterle onları kaçıran adamla konuşuyormuş gibi yazması ve sadece yaşadığı şeyleri değilde arada bir konu hakkında fikirlerini yazması oldu. Özellikle zaman hakkında yazdığı şeyler harikaydı. Kitaba 10/9 veriyorum harikaydı ama keşke kimin kaçırdığını ve neden kaçırdığını öğrenseydik veya bir ikinci kitap olsaydı. Ama okumalısınız.
297 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Kitabı merakla okudum, derin bir sarsılma ile bitirdim. Derin etkiler bırakan ve 'acaba ileriki sayfalarda ne oluyor?' Diye düşündüren bir kitap. İlk başta Labirent ve Ada serilerine benzediğini düşündüm ama hayır, alakaları bile yok! Ne gidişatıyla alakası vardı ne de sonuyla. Kitabı severek okudum, ilk fırsatta alıp okumalısınız.
Tüm hayatım boyunca kendimi bir yerlere ait hissedemedim. Ev, okul, sokak... Nereye gidersem gideyim hiçbir zaman oraya aitmişim gibi gelmedi.
Burada öleceğimi biliyorum. İşin aslı muhtemelen beni öldüreceksiniz. Ama fikirlerimi öldüremezsiniz. Fikirlerin bir bedene ihtiyacı yoktur.Havaya ihtiyacı yoktur. Yiyeceğe, suya veya kana ihtiyaç duymazlar. O yüzden, beni öldürseniz bile hala sizi düşünüyor olacağım.
Tanrım, bir şeyler yapmak istiyorum, herhangi bir şey. Bir delik kazmak, duvarları paramparça etmek, bir şeyleri havaya uçurmak, birine vurmak, herhangi bir şey....
Dayanılmaz...Aslında hayır,dayanılmaz değil.Hiçbir şey dayanılmaz değildir.Dayanılmaz katlanılmaz anlamına gelir.Eğer bir şeye katlanamıyorsan ölürsün.Eğer seni öldürmüyorsa o şeye katlanmışsındır.Öyle değil mi?Bu dayanılmaz bir şey olamaz.Hayatta olduğum sürece buna dayanıyorum.Ve beni gerçekten öldürse bile bana ne?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölüm Defteri
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
297
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051881126
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Bunker Diary
Çeviri:
Hilal Dikmen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
GO! Kitap
Kör olduğunu sandım. Beni böyle kandırdı.
Beş aydır sokaklarda yaşayan 16 yaşındaki Linus bir akşam yardım etmek istediği bir adam tarafından ilaçla uyutulup kaçırılır. Kendine geldiğinde bütün odalarına kameralar yerleştirilmiş olan beton bir binada tek başınadır. Günler geçtikçe, onun gibi kaçırılan yeni insanlar gelir. Önce küçük bir kız, sonra genç bir kadın, sonra bir adam, sonra bir adam daha… Her birinin odasına birer defter ve kalem bırakılmıştır. Elinizdeki kitap Linus Weems’in ölüm defteridir.

Kitabı okuyanlar 101 okur

  • Elif Selmin
  • Tuğçe Gül
  • Sidar Doğan
  • Elif
  • Mehmet çay
  • Cansu Tombul
  • Büşra Çetinbağ
  • Gamze Altun
  • Helin Pamuk
  • Ebru Özçakıcı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%11.5
14-17 Yaş
%61.5
18-24 Yaş
%3.8
25-34 Yaş
%11.5
35-44 Yaş
%3.8
45-54 Yaş
%7.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%82.1
Erkek
%17.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.2 (10)
9
%13.3 (6)
8
%31.1 (14)
7
%11.1 (5)
6
%11.1 (5)
5
%6.7 (3)
4
%0
3
%2.2 (1)
2
%2.2 (1)
1
%0