Gerçi bizim savaşımız değildi bunlar. Biz her zamanki gibi ölüm oyunlarına devam ediyoruz. Aşık oluyoruz, başkalarının manda yüreklerine sığdıramadıklarını biz saniyeler içinde o çılgınca atan kalplerimize sığdırıyoruz. Kırmızıya boyuyoruz dünyamızı. Minik renkli silgiler dağıtıyoruz. Ellerimizi uzatıyoruz kimse tutmuyor, 'olsun'diyoruz, birbirimizin elini tutuyoruz. Kıskanıyorlar, kızıyorlar yine duvarlar örmeye çalışıyorlar. Bu onların savaşı, biz kimseyle kavga etmiyoruz, gülmekten edemiyoruz. Bırakıyoruz tekerlekleri yuvarlasınlar, biz mutlu olmaya devam ediyoruz
Bu kasabada erkekler genç kalıp dedikodu yapar. Kadınlarsa bitkinliğin en gri en kötücül haline kapılarak yaşlanır ve çıt çıkarmadan oturup erkeklerin eve dönmesini beklerdi.