"Bir sabah kimselere bir şey söylemeden, göç vaktini kaçırmış, suskun, yorgun ve kederli bir kırlangıç gibi alıp başını uzaklaştı. Biraz daha bekleseydi kanatlarında O dermanı bulamayacaktı. Umut niyetine sırtında taşıdığı bir çift kanat, zaman geçtikçe zayıflayacak, git gide çürüyecek ve ruhunu zehirleyen bir belaya dönüşecekti."
Ve sonra, bir gün, hiçbir uyarı olmaksızın, bir an için aralarındaki uçurumun üzerinde bir köprü belirdi, uçurum varlığını sürdürüyor olsa da, daralmıştı.