Balad’da bir başka şey daha var, yarı paradoks bir düşünce özü.
«Ama herkes sevdiğini öldürür, Bu böylece biline:
Kimi bunu kin yüklü bakışlarıyla yapar, Kimi de okşayıcı bir söz ile öldürür, Korkak, bir öpücükle Yüreklisi kılıçla, bir kılıçla öldürür.»
Bir kadını öldürdüğü için asılan bir askerin öyküsü olduğu kadar, bir başka dramın, gerçek bir dramın da öyküsüdür bu...
Asıl dram: suçluların arasında bulunanın dramıdır. O ki cezaevinin avlusunda, öbür suçluların arasında dolaşır. O ki, bir adamın asılmasının anlamı daha derinlere uzanmaktadır onca.
«Bir yaşamdan fazla bir yaşamla yaşayanlar ölürler bir'den fazla.»
Sen gittin gideli, açılmadı hiç kapım.
Yokluğun dört duvarı sarmalamış
Kokun sinmiş her bir yere,
Köşe bucakta izlerin kalmış
Ne kapımı çalanım kalmış,
Ne de hatırımı soranım.
Kimseler adımı anmasada
Kulaklarımda sesin kalmış.
Pencereden uzak duruyorum
Yollarda izlerin kalmıştır diye.
Her tavanda yüzün çizilmiş gibi,
Nereye baksam gözlerin kalmış.
Şimdi çaresizliğin koynundayım,
Boş bıraktım artık sol yanımı.
Anladım ki, artık son duraktayım.
Sen gittin amma ahın kalmış...
Aydın KÖSE