Hiç istemeden, hatta farkında bile olmadan insanları, mekanları, yılları harcayıp durdun, üstelik hep kendinin harcandığına, yeterince, gerektiğince sevilmediğine inanarak…
ayrılırsak bir daha tanışamayacağız asla
nasılsınız... diye ince bir telle örteceğiz
camlarımızı. Gazete kağıtlarıyla kaplayacağız
ellerimizi. Eskiyeceğiz sevgilim. Ekşiyeceğiz!
Albinoni’nin Adagio’sunu dinleyeceğiz farklı
farklı yatak odalarında, farklı,farklı hazlarda
Bir arkadaşım sarhoşken kıçından donunu çıkartıp balkonda ipe asmış, "kendi bayrağımı dalgalandırıyorum, yeni bir ülke inşa ettim" diye bağırmıştı. Evet, zor zamanlardı.