“Aşırılıklar genellikle birbirleriyle bağlantılıdır. Örneğin kendini beğenmiş görünen insanlar, kendilerine saygı duymamaya daha yatkındır.
Başkalarının kendilerini örnek almalarını isterler.”
Yakınlığa ihtiyaç duyma ile aynı zamanda başkalarını kendinden uzak tutmak isteme çelişkisine kirpi ikilemi denir. Ben daima kendi başıma olmak istemiş ama aynı zamanda yalnız olmaktan da nefret etmişimdir.
Yürümek için iki bacağının olması yeterlidir. Gerisi faso fisodur. Hızlanmak mı istiyorsunuz?
O halde yürümeyin, başka bir şey yapın; tekerleklileri kullanın, kayın, uçun!
Yürümeyin. Ve unutmayın, yürürken takdire şayan tek şey gökyüzünün parlaklığı, manzaranın görkemidir.
Yürümek spor değildir.
Her insan kendini ve içine doğduğu ortamı tanıma ve anlama sürecinden geçer.
Kendimizi tanımakla başlayan bu serüven,bu hayatı niçin yaşadığımıza dair sorduğumuz temel sorularla ilerler.
Süreci doğru yönetebilmek, sorularımıza isabetli cevaplar bulabilmek için bize göz, kulak ve görüp duyduklarımızı doğru anlamlandırabilmek için bir de kalp verilmiştir.
Yaşadığımız şartlardan çok, ümidimizle mutlu ve karamsarlığımızla mutsuz oluruz.
Mutluluk insanın sahiplendiği sermayeyle değil, biriktirdiği olumlu anlamla ilgilidir.