Ne zaman kendi yansımamı görsem bir canavar görmüş gibi korkar ve iğrenirdim. Doğal olarak gördüğüm canavarın yine kendim olduğunu kısa sürede anlardım ve sonrasında hissettiğim üzüntüyü tarif edemem. Bu yüzden küçük bir akıl oyunu geliştirdim: ne zaman yansımamı görsem, "işte ben" deyip ağlamak yerine, "işte o" deyip kaçmaya başladım.
Nasıl bir soytarıyım ben ya. Gülüyorum, ağlıyorum, ağlamamak için; aslında ağlamayı da beceremezdim. Gülmeyi de beceremiyorum ya, sadece kafamın içinde gülebiliyorum, orada da kahkahalarım gözyaşlarımdan bile daha acı.