“Sonuç itibariyle, gerçekten de öyle oldu. Sen fazlasıyla yaralandın, kayıplara uğradın. Üstelik büyük olasılıkla o yaraları bundan sonra da taşıyacaksın. O yüzden sana acıyorum. Fakat buna rağmen, o yaraları iyileştirebileceğine inanmalısın. Gençsin ve güçlüsün, ayrıca uyum gösterme yeteneğinde var. Yaralarını kapatıp başını dik tutarak ilerleyebilirsin. Fakat o bunu yapamaz.”
“Çevremizdeki gelişmelerin farkına, ancak o gelişmeler tamamlanarak ortaya çıktıktan sonra varırız genellikle. Çoğu zaman da bizim aklımızda canlandırdığımız şekilde olmaz.”
Sonra o kum fırtınası bittiğinde, nasıl olup da onun içinden geçebildiğini, nasıl hayatta kalabildiğini tam olarak anlayamayacaksın. Hayır, o fırtına gerçekten bitti mi bunun bile farkına varamayacaksın. Yalnız, tek bir şeyden emin olacaksın. O fırtınanın içinden geçtikten sonra, fırtınanın içine ayak attığındaki kişi olmayacaksın artık, aynı kişi olmayacaksın. Evet, işte kum fırtınasının anlamı bu.