“Bazı çığlıklar duyulmaz… Onlar insanın içinde kopar ve adına vaveyla denir.”
Binnur Şafak Nigiz – Vaveyla: Sönmüş Aldebaran
Merhabalar canlarım
BEN geldim ve bugün yeni okumaya başladığım bir serinin ilk kitabıyla karşınızdayım. Binnur Şafak Nigiz’den Vaveyla 1 – Sönmüş Aldebaran ile sizlerleyim
Lavin, anne ve babasını kaybettikten sonra hayatta yapayalnız kalmış genç bir kızdır. Onu bu dünyada en çok seven kişi ise biricik arkadaşı Kardelen’dir Ancak birlikte gittikleri bir gece kulübünde yaşanan korkunç bir olay, Lavin’in hayatını tamamen değiştirir. Ağzına sigara bile sürmeyen Kardelen, gittiği mekânda yüksek dozdan hayatını kaybeder.
Ölümle yüz yüze geldiği o son anda Kardelen, bu dünyada en çok sevdiği varlığını — abisini — Lavin’e emanet eder. Hem arkadaşını kaybetmenin derin acısı hem de omuzlarına yüklenen bu emanet, Lavin’i geri dönüşü olmayan bir yola sürükler.
Lavin ve Kardelen’in abisi, genç kızın ölümüne sebep olanları bulmak için birlikte harekete geçerler İzlerini Kardelen’in öldüğü mekândan sürmeye başlayan bu iki yaralı ruh, Antalya’dan İstanbul’a uzanan karanlık bir yolculuğa çıkar. Mekân sahibine ulaşabilmek için onun kızına yaklaşmaları gerekir ve bu amaçla bir dans akademisine girerler
Çevrelerine kuzen olduklarını söyleyen ikili, hem araştırmalarını sürdürür hem de aynı evde yaşamaya başlar. Yıllar boyunca Kardelen’in sürekli yan yana getirdiği bu iki insan, aslında birbirlerini çok iyi tanımalarına rağmen bir o kadar da yabancıdır. Öfkeleri gözlerini kör edecek kadar derin, yaraları ise hâlâ çok tazedir…
Bu yolculukta ortaya çıkan her gerçek, onları hem hedeflerine hem de birbirlerine biraz daha yaklaştırır.
Spoiler vermeden kendi yorumuma geçecek olursam; yazarın kalemini gerçekten çok seviyorum Daha önce yazılarını