༄Venūs ღ⠀ོ

“Nerede şimdi İvanof Saklanıyordur ölümde Kim bilir, Belki de bir piyano olmuştur İvanof Nikola dikiş iğnesi olmuştur Yani insan ister istemez Bir şey oluyor ölünce Ben iskambil olacağım. Koz kupa olacak gene Piyano, iskambil ve iğne...”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Ve nasıl Nefretin en çağdaş biçimiyle Bir şeyler çözülüyor, bir şeyler yıkılıyor, anlıyorum Öyleyse Sayılar neden böyle yumuşak Neden hiç kimseler konuşmuyor Ben neden yalnızım ? Benim eski bir gramofonum vardı, nerede ? Plaklarım da vardı Ben sessiz filmlere giderdim, nerede ?
“Ve yaşam söylemekti bay yargıç Bilip de söyleyemediklerimizi Eski bir umut kadar eskidik. Ve eski yaralarımızı gösterelim size, çürüklerimizi Koparılmış tırnaklarımızı bay yargıç O soğuk karanlıklardan soğuk Artakalan gözlerimizi. Ah öyle değil Çünkü eski bir toplumbilimdi yargılanmak Ve eski bir cehennemi uygulamaktı bizlere Baş eğmez, ama yorgun bizlere. İçmek ! Şimdi hep birden neyi deneyelim ? Neyi ?.. Yangınsız, cehennemsiz bir ölüm mü kalıyor sanki geriye Ve ölüm ki nedir bay yargıç Çok garip bir şekilde kirlenmenin Adıdır ölüm Sonra soğuk ve eski Ve sonsuz bir dilekçenin altındaki pullar gibidir İmzası görünmezse de çürümüş iskeletlerimizin.”