layla

layla
@layla2
Su! Ne tadın, ne rengin, ne de kokun var ama tarif edilemez bir şeysin sen, seni tanımıyor ama kana kana içiyoruz. Hayat için elzem değilsin: Hayatın kendisisin. İçimize hiç bir duyuyla hissedilemeyecek bir zevk sunuyorsun. Seninle birlikte, kaybettiğimiz gücü buluyoruz. Senin sayende, kalbimizde kuruyan kaynaklar tekrar ortaya çıkıyor. Sen yeryüzündeki saf su, sen dünyadaki en büyük zenginlik, en nadide sanat, en nazik şeysin. Bir insan magnezyum kaynağının yanı başında susuzluktan ölebilir. Bir tuz gölünün yakınında can verebilir. İnsan, elinde iki litre çiy olsa da, damlalar tuzluysa ölebilir. Sen hiçbir karışımı kabul etmez, hiçbir değişime katlanamazsın, sen gizemli bir ilahsın.
Sayfa 149·Kitabı okudu
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ama bu umutsuzluklar, acılar bile bir tür zenginlikti.
Sayfa 146·Kitabı okudu
1000Kitap
Hayatın hayatla buluştuğu, rüzgârın gözünde tüm çiçeklerin aynı olduğu, tüm kuğuların birbirini tanıdığı bu dünyada yalnızca insanlar kendi yalnızlıklarını inşa ediyor.
Sayfa 54·Kitabı okudu
1000Kitap
Makinelerin insanları bozduğunu sanıyorsak, bunun sebebi karşı karşıya olduğumuz hızlı değişimlerin etkilerini yargılayabilmek için birkaç adım geri çekilip bakmamamızdır.
Sayfa 47·Kitabı okudu
1000Kitap
Eğer kökü sağlam bir sorumluluğun derinlerine inmiyorsa, ölüme övgü ya yoksul bir ruhun ya da gençlere özgü bir aşırılığın işaretidir.
Sayfa 44·Kitabı okudu
1000Kitap