Altamira Mağarası’ndaki yaklaşık 14 yıl öncesine tarihlenen tavanın “pırıl pırıl parlayan, kaygan görünümlü kireçtaşı üzerinde dış hatları siyahla gölgelendirilmiş ve kırmızı renkle harika bir şekilde resmedilmiş 21 bizon gravürü” ile kaplı olduğu görülmüştür. Resimdeki bizonların bir kısmı çömelmiş, bazıları uzanmış, bazıları da yelelerini sallayarak tavanda hücuma geçmişlerdir; kafalar dönmekte, kuyruklar uçuşmakta, kömür gibi karanlık gözler etrafı delmektedir. Chauvet Mağarası’nda olduğu gibi, Altamira’daki ressamlar da kayanın doğal konturlarından yararlanmışlardır; çizdikleri bizonun geriye doğru bakan başı kayanın çıkıntısı üzerinde resmedildiği için üç boyutlu görünür. Bu ressamların çizdikleri şeye karşı derin bir saygı ve hürmet duyduklarını, yaptıkları resimlerin hayvanı yüceltme amaçlı olabileceğini tahmin etmek güç değildir. Bu açıdan bakıldığında, mağaranın girişinde şölenler düzenlendiğine dair kanıtlar da bulunur. Altamira Mağarası, Paleolitik sanatın Sistine Şapeli olarak adlandırılmıştır ve Picasso burayı ziyaret ettiğinde “Bizler hiçbir şey icat etmemişiz!” diye bağırmıştır.