Büşra Gültekin

Büşra Gültekin
@lazycell
Üniversite
8 Ağustos
34 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Bütün insanlar zorunlu olarak hem haklı hem haksız olduğu için, her şey aynı zamanda hem gerekçeli hem akılsızca olduğu için artık taraf tutmayan kişi, kendi adından vazgeçmeli, kimliğini ayaklar altına almalı ve vurdumduymazlık ya da ümitsizlik içinde yeni bir hayata başlamalıdır. Veya aksi takdirde, başka bir yalnızlık cinsi icat edip boşluk içinde yurtsuzlaşmalı ve -sürgünlüğün keyfince- köksüzleşmenin safhalarını birer birer yerine getirmelidir. Bütün önyargılarla bağlarını koparınca, kimsenin başvurmadığı ve kimsenin çekinmediği, tam anlamıyla işe yaramaz insan haline gelir, çünkü her şeyi aynı ilgisizlikle benimser ve boşlar. Dalgın bir haşereden daha az tehlikeli olmasına rağmen, yine de hayat için bir âfettir; zira hayat, Yaratılış’ın yedi günüyle birlikte, bu kişinin kelime haznesinden çıkmıştır. Hayat onu affederdi aslında; hiç olmazsa hayatın başladığı yer olan Kaos’tan tat alsaydı... Ama o, hummalı kökenleri, en başta da kendi kökenini yadsır ve dünyayla ilgili olarak sadece soğuk bir hafızayı ve kibar bir pişmanlığı muhafaza eder.
Sayfa 71·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Varoluşa rıza göstermede bir nevi alçaklık vardır; kibrimiz ve pişmanlıklarımız sayesinde, ama özellikle de bizi korkaklığımız yüzünden ağzımızdan alınmış nihaî bir tasdike doğru kaymaktan koruyan melankoli sayesinde, bu alçaklığın elinden kurtulabiliriz. Dünyaya ‘evet’ demekten daha aşağılık bir şey var mıdır? Oysa o muvafakati, o usandırıcı tekrarın örneklerini, yalnızca içimizde bayağılığa karşı olan her şey tarafından inkâr edilen o hayata bağlılık yeminliklerini sürekli çoğaltırız... Diğerlerinin yaşadıkları gibi yaşayabilir, ama yine de dünyadan bile daha büyük bir ‘hayır’ı’ gizleyebiliriz: Melankolinin sonsuzluğudur bu...
Sayfa 70·Kitabı okuyor
Kendine tapmayan kişi daha doğmamıştır. Yaşayan her şey kendisini çok sever; hayatın derinlikleriyle yüzeyini kasıp kavuran dehşet başka türlü nereden gelirdi ki? Herkese göre evrendeki tek sabit nokta kendisidir. Eğer bir insan bir fikir için ölürse, bunun nedeni fikrin ‘onun’ fikri olmasından, ‘onun hayatı’ olmasındandır.
Sayfa 69·Kitabı okuyor
Kendimiz için fazla mevcut olduğumuzdan, doğum öncesi ve ölüm sonrasındaki namevcudiyetimiz bizi sadece bir fikir olarak, o da çok kısa süreliğine etkiler; sürüp gitmemizin ateşini, bozulan ama yine de ilkesi itibariyle tükenmez olan bir ebediyet gibi hissederiz
Sayfa 69·Kitabı okuyor
Hepimiz, düşündüğümüzden çok daha fazla şeye inanırız; hoşgörüsüzlükleri barındırır, kanlı tedbirlere ihtimam gösterir ve fikirlerimizi aşırı yöntemlerle savunarak dünyayı itiraz edilmez gezici kaleler gibi katederiz.
Sayfa 69·Kitabı okuyor