Yusuf Atılgan'dan okuduğum ilk kitap. Yazarın tarzı hep böyle mi bilmiyorum ama ilk başlarda anlaşılması güç bir anlatım tarzı var. Alıştıkça güzel gelen, düzgün bir zaman çizgisinde gitmeyen bir tarz. Ana karakter hakkında kayda değer hiçbir bilgi -ismi, fiziksel görünüşü- olmamasını ve yalnızca iç dünyasına odaklanılmasını sevdim. Yaşadığı dönemle, insanlarıyla hiçbir bağlantı kuramaması romanda yoğun bir yalnızlık hissi olarak kendini gösteriyor. Bununla birlikte içinde geçen son derece cinsiyetçi ifadeler hoşuma gitmedi ve kitabı okuma hevesimi epey kırdı. Yine de değindiği noktaları ve duyguları yansıtma biçmini sevdim. Herkesin okuyup beğeneceği bir kitap mı, orası tartışılır. Yeni şeyler denemeyi seven kişilerin okuması daha iyi olacaktır diye düşünüyorum.