o kedersiz ama heyecanlı hayat hem korumalı hem kendi içinde serbest hayat, annelerin yemeğe çağırışı ve erkenden yatılan huzurlu yatak şimdi bana bakıp bakıp bir şey söyleyemeyeceğim yakınlıkta, o derece içimde ama terk edilmiş kıpırtısızlığında geliyordu. Tekrar içine girmek isteyemeyeceğim kadar onu zaten içimde buldum.
İşte günler hala uzun, söz ve sükûn dolu ama kedersiz. Keder her şeyden kederlenebilecek hâle gelen için eylül kâmil bir zaman, çünkü güzelliğin doruğu. Olgun ruh en çok olmuştan ve bu terkten, halin kâmil anından, zamanından en büyük ıstırabı duyar. Öbürü için hayır. Bunu acaba şimdi kim anlar?