Türk edebiyatında Servet-i Fünun döneminin önde gelen isimlerinden biri olan Mehmet Rauf, ender ve eşi bulunmaz bir sanatçıdır. Daha çok ilk psikolojik eserimiz olan “Eylül” romanıyla öne çıksa da, yazarın diğer romanlarında da onu ve onun aşka bakış açısını daha iyi görebiliyoruz. Bu eser ise içinde başka hikayelerin de yer aldığı ancak aralarından en uzun olan ‘Bir Aşkın Tarihi’ni anlatmakta, ben ise bunu yorumlayacağım. Kitap Macit Bey’in aşkını kendi ağzından en şiirsel ve ruha dokunan bir biçimde anlatıyor. Macit Bey’in maşuğu Güzin Hanım’a gelecek olursak; onu tanıyan herkes -Macit Bey’e göre- ‘yanlış’ tanımaktadır. Güzin hanımdaki kimsenin göremediği o eşsiz tarafı görebilen Macit Bey aralarında geçen aşk hikayesini güçlü bir dil ile bizlerin gözü önüne serer. Hikaye çok akıcı gidiyor, ve ben böylesine güzel bakış açısına ve böylesine şiirsel konuşan Macit Bey’i çok beğendim. [Mehmet Rauf’un düşünceleri olmasını es geçmeyelim :)] Bunların yanında ise hikayede verilen ana mesaj şu: ~Sevdiklerimizi öyle bir yere koyarız ki kalbimizde ve aklımızda; bazen gerçekleri yalnızca sevgi perdesinden bakmaktan vazgeçtiğimizde görebiliriz.~ Keyifli okumalar dilerim Mehmet RaufMehmet Rauf
Hüseyin Rahmi Gürpınar
‘Kuyrukluyıldız altında bir izdivaç’ Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan okuduğum ilk roman. Roman hakkında kısaca bilgi verecek olursak, İrfan Galip Bey’in içinde yaşadığı (kadınlar hakkında) bazı negatif düşüncelerin ona kimden geldiği meçhul bir mektup ile yavaş yavaş değişmesini okuyoruz. Bir solukta bitecek bir kitap, zira alıntılar ve İrfan Galip Bey’in böyle güzel ve duygu mektupları beni çok etkiledi.
Yazarın diline değinecek olursam, günümüz Türkçesi ile yazılmış olan kitap gayet güzel ve şiirsel bir anlatımdaydı. Ancak bazı sayfalarda çok fazla uzun diyaloglara yer verilmiş, o kısımlar biraz bilimsel ilerliyor. Ama bu durum romanı asla sıkıcılaştırmıyor. Sonu ise güzel bir sürpriz ile bitiyor. Ne yalan söyleyeyim, romanı bitirir bitirmez ‘nerede böyle aşklar!’ diye düşünmeden edemedim. Keyifli okumalar dilerim