"Yorgun musun?"
Bana sorulacak en yerinde soruydu. Evet, diye bağıran bir stadyum dolusu ses duydum içimde. Çok yorgundum. Herkesten çok, Sekiz yıldır uyumuyordum.
Ruhumdaki düğümler fazlasıyla sıkı. Kimsenin onları çözecek
dar ince tırnakları yok.
Bense çoktan vazgeçtim tırnaklarımı uzatmaktan.
Kendimi bilmeyi bıraktım.
Ölümü bilmek ve anlayabilmek bile daha kolay.
Yanıtı olmayan bir soru olarak geldim dünyaya.
Ve sorusu olmayan bir yanıt gibi de gidiyorum.