King Lear, çoğu na göre Shakespeare'in büyük tragedyalaranın en yücesidir. Çoğu insanın öyküsünün bittiği bir yaşta, ihtiyar
Lear'ın kaderi ansızın değişir, müthiş felaketlere yönelir:
Shakespeare'in öteki tragedyalannın başkişilerinde, örneğin Lear'da,
Antony'de, Othello'da ya da Macbeth'de duygular ve tutkular ağır basarken, HamJet'de düşüncenin ağır basması, Schlegel'in deyimiyle, bu oyunun bir "düşünce tragedyası" olmasıdır. Bu
düşünce tragedyası Hamlet'in içinde bulunduğu koşullardan değil, doğrudan doğruya Hamlet'in kendi kişiliğinden kaynaklanır.
Bu kişilik ise, birbirine aykırı değişik yorumlara uğrar, hiçbir zaman
açık seçik anlaşılmaz; ne denli derinliğine incelenirse incelensin, hep gizemli kalır. Çünkü yalnız Shakespeare'in oyunlarında
değil, Dostoyevski dahil tüm dünya edebiyatında, Hamlet kadar karmaşık bir insan az bulunur. Hamlet üzerine binlerce kitap ve makale vardır.
Bizden büyüklerin aynı acılar çektiklerini gördükçe,
Düşünemiyor insan kendi sefaletini, acılarını.
Kendi başına acı çekenler, ruhunda acıyı daha fazla duyar,
Çünkü geridedir her türlü tasasız şeyler,
Geçmişte kalmıştır mutlu bakışlar.
Sayfa 97 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu