Lectore

Lectore

, bir kitap okudu
Puan vermedi·94 syf.·
2020 12. kitabı
Mahmud Derviş
7.9/10 · 177 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Fıkıh, kelamı zamana göre anlamaktır. Bunu zamanı kelama göre anlamak olarak diye de ifade edebiliriz. Bu bağlamda ictihad kapısının kapanmış olduğunu söylemek dahi başlı başına bir ictihattır ve bir şeyi fiilen devam ettirirken onun sona ermiş olduğunu söylemek bir paradokstur Ayrıca müctehid, “geçmiş-şimdi-gelecek” arasında dengeli bir değerlendirme yapabilmeli, çağını iyi tanımakla beraber geçmişinden de kopmamalıdır. Yaptığı yorumların kendisinden sonraki zaman dilimlerinde de etkili olabileceğini unutmamalıdır.
Hukuk
İslam ve Kadın'a ilişkin hatırlamamız gereken meseleler
Müctehid Psikolojisinin Nasların Fıkhi Yorumuna Bedensel Açıdan Etkisi a) Müctehidin Cinsiyet Durumu Geçmişten günümüze erkek müctehidlerin sayıca çok daha fazla olması gerçeği, kadın müctehidlerin ictihadlarının güvenilirliğine bir zarar vermez. Bazı âlimler müctehidin erkek olmasını şart olarak kabul etmiştir. Fakat bu görüşün isabetli olmadığı kanaatindeyiz. Çünkü âlimlerin çoğunluğuna göre ashâb-ı kirâmın, Hz. Peygamber’in (sav) zevcelerinin fıkhi görüşlerine müracaat ettikleri bilinmektedir.
Din
Müctehid Psikolojisinin Nasların Fıkhi
Yorumuna Dinî Açıdan Etkisi a) Müctehidin İnanç Durumu Müctehidin Müslüman olması şarttır. Bu nedenle kâfirin ictihadı geçersizdir. Çünkü İslam’ın temel kaynakları Diğer yandan, Müslüman olmayan bir fıkıh araştırmacısı, nasların ilahi kaynağını kabul etmediği için bu metinleri hiçbir zaman içselleştirip samimi yorumlara ulaşamaz.15 İlginçtir ki dilimizde “Yasada veya örf ve âdet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın veya hukukçunun düşüncelerinden doğan sonuç” olarak tanımlanan ictihada genel hukuki bir anlam verilmişken; “Bir konuda ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren din düşünürü” şeklinde tarif edilen müctehid kelimesine ise sadece dinî bir mana yüklenmiştir. Ayrıca müctehidlerin, “Âlimler, peygamberlerin vârisleridir.” hadisinde ifade edilen âlim kavramının kapsamında olduğu açıktır. Dolayısıyla Müslüman olmayan kişilerin ictihadının kabul edilmesi, onların bir yönüyle Hz. Peygamber’e (sav) vâris oldukları yanlış sonucunu doğurur. Müctehid hakkında derin kelâm bilgisinin yerine kişiyi Müslüman kılmaya yetecek ölçüde kesin inancın şart koşulması, akaid konularında mukallid olmanın ictihada engel görülmemesi, müctehidin bid’atçı olmaması,sağlam itikad sahibi olması beklentisiyle de ilintili bir husustur.olan Kitap ve Sünnet’e ait metinlerden hüküm çıkarmak, dinî bir sonuç ortaya koymaktır. Nitekim bu çaba, sevap kazandırıcı bir amel yani ibadet olarak kabul edilmiştir.Müslüman olmayanların ibadetleri ise geçersizdir.
Din