Yıllar geçtikçe kendi kendimi terkettim. Başka bir insan, anne babamın olmamı istedikleri gibi biri olabilmek için içimdeki o şeyi terk ettim. Kişiliğimi bıraktım, bir karakter edindim. Karakter, sende bunu yaşayacaksın, dünyada kişilikten daha çok değer verilen bir şeydir.
Sen de seksen yaşına gelirsen, göreceksin ki insan bu yaşta kendini eylül sonunda bir yaprak gibi hissediyor. Günışığı daha kısa sürüyor ve ağaç, besleyici maddeleri yavaş yavaş kendine doğru çekmeye başlıyor. Ağacın gövdesi azotu, klorofili, proteinleri emiyor ve böylece ne yeşillik kalıyor, ne canlılık. Hala bir dala takılı kalıyorsun, ama artık düşmen an meselesi oluyor. Yakınlardaki yapraklar birbiri ardına düşüyor, sen onların düşüşünü seyrediyorsun, rüzgar çıkacak korkusu içinde yaşıyorsun.
"İnsanlar nerede?" diyerek sohbete kaldığı yerden devam etti Küçük Prens. "Burada kişi kendini yalnız hissediyor."
"İnsanların arasında da yalnızlık hissedilir." dedi yılan.