ibrahim

ibrahim
@legerin
tenê mirî ji êş azad in.
iüif & felsefe tarihi
hewag, 2000
89 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Felsefi konular üzerine kaleme alınmış önermelerin ve soruların çoğu, yanlış değildir ama anlamdan yoksundur. Ve en derin problemlerin neticede hiç mi hiç problem olmaması şaşırtıcı sayılmaz.
Sayfa 39 - Wittgenstien
Felsefe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çağdaşlık öncesi toplumlar hiç birinde, seçkin bir kişinin elleriyle çalışması kabul edilemezdi. Bugün, Afrika, Latin Amerika ve Asya'nın seçkinleri el işçiliğinden uzak duruyor. Doğu'da Budist, dilenci tasıyla görünüyor. Eski batılı dini tarikatların -Fransisken, Dominiken, Carmelites ve Augustine- hepsi de sadaka ile yaşamayı gerektiriyordu. Ama bu,temel hareket ilkesi laborare est orare (çalışmak, ibadettir) olan Benediktin Tarikatı için geçerli değildi. Batı'da iş etiği konusunda hüküm süren, Benediktin Düzeni' ydi. İster Richard Trevithick, ister Henry Ford'u (1863-1947) ele alalım, asıl kastedilen, makineleri tamir ederek ellerini kirletmeye hazır olan özel insanlardır. Çin'de bir seçkinlik sembolü olarak tırnaklarını uzatan yüksek memur sınıfı, Batı'nın uygulamacılarıyla benzeşmiyordu. Bu, Batı' nın endüstriyel gücünün kökenlerini anlamaya çalışanlar içim küçük ama önemli bir noktadır.
Sayfa 216
Tarih
Nizamettin Ariç - Zînê youtu.be/FzlxIlvpMGU
Stran
Sentetik birlik veya bütüne-uygunluk, çeşitlilik ile içten bağlıdır; çeşitlilik, bağlılık ile; bağlılık, kurallılık ile; kurallılık, durumunu koruma ile; durumunu koruma,değişme ile içten bağlıdır. Fakat değişme de, (değişme içinde) durumunu koruma ile içten bağlıdır; durumunu koruma da, kurallılık ile kurallılık da, bağlılık ile; bu da, değişme ile ve değişme de sentetik birlik yani bütüne-uygunluk ile içten bağlıdır.
Sayfa 93
Felsefe
Batı'nın bireye verdiği önem (bilhassa Avrupa tarihinin Protestanlık sonrası döneminde) ve Doğu'nun topluluğa verdiği önem arasında daha büyük bir zıtlık bulunmaktadır. Protestan Reformasyonu, bireyin Tanrı ile direkt ilişkisini savundu. Bir medeniyetin fikirlerini diğer bir medeniyetten tamamen soyutlamak çok zor olsa da, insana ilk kez doğada baskın bir rol veren Batı oldu. Batı Rönesans sanatı, bireyi ifade etmekten zevk alırken -Michelangelo'nun 'David'ini ya da Diego Velazquez'in (1599-1600) portlerini düşünün- Doğu sanatı, bireyi bütünün bir parçası yapar. Doğu bireyciliğin bilincinde olsa da uyumun ve merkezi bir otoritenin ortak kaderi anlayışını vurgular. İlk Hristiyan misyonerlerinin en büyük problemlerinden biri de bireysel suçluluk oluşturmaktı. Ailevi ya da kabilesel utanç anlaşılabilirdi ama bireysel utanç anlaşılamazdı. Çin'de her hangi bir gezgine sorulan sorulardan en önemlisi şudur: "Hangi gruba dahilsiniz?"
Sayfa 96
Tarih