Gamze

Gamze
@legolasinsonsuzoku
29 Mart
27 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
“Kitaplar işe yaramıyor. İnsanın yanında olacak birine ihtiyacı var.” İnlemeyi andıran bir sesle devam etti: "İnsan yanında biri olmazsa delirir. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında olsun." Ağlamaya başladı. "Sana bir şey diyeyim mi? İnsan çok uzun süre yalnız kaldı mı hastalanır, yalnızlıktan hastalanır."
Reklam

Gamze

, bir kitap okudu
Puan vermedi·116 syf.·
2026 4. kitabı
John Steinbeck
8.5/10 · 211,5bin okunma
Bu "yeryüzü tanrıları" açıkça söylenmese bile tek-tanrıcılık üzerine kuruludur ve yabancı hükümdar ve beylere tımar ve vasal bağlılığını mümkün olduğunca ortadan kaldırır. Bir devletin kulu başka tanrılara da kulluk etmemelidir. Gücünü kendinden alan kadir-i mutlak Tanrı yerine kadir-i mutlak hükümran geçmiştir. Elindeki yaptırım gücünün aracı emirdir. Savaşta ve barışta bir kişiye ya da bir gruba ya da "tüm kullar"a olsun emir verebiliyor olmak hükümranlığa işaret eder. Tüm kullara verilmiş emrin adı "yasa"dır. Bu açıdan yasa gerçekten de dünyevileştirilmiş teolojik bir malzemedir. Yasa, bilinmeyen sayıda hal için tanrısal eylemin prototipi olarak yüce mertebeden belirlenmiş soyut bir kuraldır (normdur). Modern devlet öğretisinin başlangıcında merkezi konuma geçen yasa, teolojik kökenindeki en yüce güç ve en yüce bilgeliğin belirlediği düzen olmanın atmosferini de beraberinde getirmiştir.
Hayatı tamamen karar alma yetilerine indirgemek de bir o kadar kuşku uyandıran bir yaklaşım. Dataist etki hem yaşambilimlerini hem de sosyal bilimleri, sanki yaşam bundan ibaretmişçesine, karar verme süreçlerine takıntılı hale getirdi. Peki gerçekten de hayat bundan mı ibaret? Hisler, duyumlar ve düşünceler tercihlerimizde şüphesiz önemli bir yere sahip ama tek işlevleri bu mu? Dataizm karar verme süreçlerini sürekli geliştiriyor olabilir ama bu alandaki yetkinliği arttıkça hayata bakış açısı da çarpıklaşma eğilimi gösteriyor.